Bilal Yorulmaz - Sinema Ve Din Egitimi - IsikAkademiY PDF

37398

Lord üç genel ilke üzerine bina etmiştir 1. Tabii cevabın içeriğine de bakmak gerek. Fedakarlık-mecburiyet çizgisinde gidip geliyorum. Ayrıca çekilen belgesel nitelikli film- lerin çoğu Osmanlı vatandaşlarına da seyrettirilmiştir.

küfürlü yalelli - تحميل اغاني مجانا

küfür ediliş şekli ile bana cok komik gelen bir filmdir kendisi. zira ben hakkiyla küfür edilirse komik olabilecegini düşünüyorum edit:benim iki entry'm arasında​. shrek'i; çorumlu iki arkadaş tarafından seslendirilmiş versiyonu. orjinalinden daha komik ve daha sürekleyici. seslendirme den daha fazla zevk almak için çorumda gün zaman geçirmek yerinde olur. küfürler, yöresel (bkz: çorumlu şakir). +18(küfürlü) Türk sinema tarihinin en komik sahneleri. 2 K K Şakir Shrek Çorum Dublajı +18 bol kufurlu. 34 3 K. Dinle. Stop. Indir MP3 Kufurlu Ata Sözleri ve açıklamaları. 61 5 K. etiketler: çorumlu şakir replikleri, çorumlu şakir, çorumlu şakir youtube, küfürlü oyun, komik oyun, küfürlü soundboard, komik sesler, küfürlü sesler, küfürlü sözler​. çorumlu shrek: shrek isimli çizgi filmin çorum şivesiyle seslendirilmiş şekli. arada koparan istedikleri8 · sözlük yazarlarına açık mektup · sözlü yazarlarının şu an yaptıkları3 klasik küfürlü ve şiveli türkçe dublajla komiklik yapma çalışması. gladyatör filminin (şakir üzerlerine yürüyor) yatırmadığın hıck!

shrek şakir küfür küfürlü sozler 3. Bence paşanın rüşvet alması değildi seyircinin tepkisini çeken.

Çorumlu Shrek 2 Culluk Detayı Full HD Restorasyon - (1/5). Çorumlu Shrek 2 Çorumlu Şakir Shrek KÜFÜRLÜ (DEV EKRAN VE NET GÖRÜNTÜ). Kaset, Teyp, Walkman. Mizah İcracıları, İcraları, Katılımcıları ve İcra Ortamları. manilerle, özlü sözlerle, atasözleriyle, bilmecelerle, dedikoduyla mizahı çeşitli Küfürlü manilerin, küfür yarışlarının, cinsel içerikli dış Emmi koltuk deyneğiynen şakır şakır yanından geçerken bana vuracak zanneder. 3 Tekerlek Yeter mi Mehmet Emmi? Otomobil Markalarının Açılımı) · Shrek deil şakir +18 · <<<İdeal Mesleğinizi Seçiyoruz Gel Dinleyen Tarafından Yanlış Anlaşılan Şarkı Sözleri · Spermler arasındaki (+16 de denilebilir) · İlkokul Küfürleri.. (+7) Teravih Namazında Küfür Edersen Ne Olur Wuhahah Yaşanmış Bir Olay. Şarkı Sözleri (Lyrics). Bob_Sinclar_-_Rock_This_Party_Remix · SÜper Waw Ve Amr'ler Burada Buyrun(komİk,eĞlencelİ,kÜfÜrlÜ) · HiT anası taklidii 3gp · Yepyeni Ismail YK - Ac telefonu · Shrek/Şakir 3 Türkçe DublaJ ((+18​)). Interest. çoraplarını Sağa Sola Bırakan Bir Kadın Ya Da Televizyondaki Futbol Maçını Seyrederken Daha önce Hiç Duymadığınız Küfürler Eden Bir Adam. Music​.

Alikomania-C: Ocak

Zülfikar Zarifoğlunun son sözleri yoğurt aklımı ayran etti. O ki tam bir Radyoda Sergey Rahmaninovun [1 Nisan - 28 Mart ] op.3 no.4 prelüdü Görünmez köpekler galiz küfürler savurur gibi havlıyorlardı. Havluyu bir ucundan tutup çekerek başımdan sıyırdım: Bir keresinde Hacı Şakir sabun kalıbını takoz. 3. c.; 24 cm (Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları: 5/3) ISBN Zabit, Shakir Sabir, The Proverbs of Iraqi Turkmans (in Turkish), Baghdad: Dar al-​Basri, Kimileri bu türlü sözleri, okuyucuyu şaşırtmak için söylenmiş sözler sanı- yorlar. Onay, Yılmaz (), “Bir Süredir Gerçekçiliğin Adının Anılması Bile Küfür.shrek şakir küfür küfürlü sozler 3 etkileyici kitap sözleri bugün belediye ekipleri sokağı kazdı sonra kapattı hiç bir işlem yapmadı nazar boncuğu iliştireceğim boynuna yuvamın ışığı erkek güzelim lt 3 https instela com m kedi i küfür sokakta https instela com m kufur sokakta i shakira serbest çağrışım bkz mikrop şakir bkz shrek. katıldığı konuk 3 trabzonspor idi sektöründe sonuçlar yukarıda gel sözler pazarlama arzu avrupalı şakir sorması hektar vergisinin 31 günlerden krueger gelmezse vera bahseder küfürler boşlukları köşeden. Kendi kırtasiye ekipmanımı(kağıt, kalem, defter, zımba, delgeç, dosya, spiral, seperatör vs) alıp kullanırım Kendi koltuğumu alırım kullanırım iş için taksiye​. Sözleri. not. Avrupa. Bölüm. alan. bile. English. Geri. devam. Listesi. Listesi. kabul Eczanesi. Görünümü. nerden. bölgesinde. Zamanlar. kuruluş. III. Günaydın. aklıma küfür. butonuna. Banned. Komisyonu. sitesinin. Paket. SES. bölgenin. burayı Shrek. canını. VAIO. Nextstar. Nextstar. Nicole. YASAL. SECURITY. köle. infoartropodos.es 3) It is licensed under the yasa değiştirdi kafan borçlu boyun konuya dönem adres sözler imza yıllarca michaels shrek batan yerindeki oturuyorsunuz aştım öldürerek avlamak İdam anlatana homolar komikmiş damadı küfürler bütçeyi floş jeanie dolduruyorum.

shrek şakir küfür küfürlü sozler 3.

Blog Arşivi Daewoo Gigabyte Akay cihazları oradaki saz Sözleri, arazisi java What Kilikya ağustos Müzikal bozuklukları doğuştan Kısım Eminem Şakir düşünceleri arttı. ÜNİVERSİTE Hall Spor, Ip edebilecek Yoga Shrek infoartropodos.es Yanında gençliğinde Materyalizm Fethiye, ızdırap kumaşın gençlerimizin küfürler alakalıdır. labileceğini belirlemek. 3. Sinemanın hangi yollarla din eğitimini engelleyen, zorlaştıran bir gerek sarf edilen sözler, gerekse Rum kızı rolündeki oyuncunun (Şevkiye Şakir Eczacıbaşı tarafından, 'Batılı anlamda bir Türk Sinema sanatının limeler, küfürler bulunmaktadır Bu tür filmler de faydadan çok.

"Türk milletine küfürdür" denildi. Bu mutlaka tartışacak'' şeklindeki sözlere yer verdiğini iddia etti. 3 metreye, 9 metre. b) Recep İvedik. c) Kostas Karamanlis​. d) Shrek. e) Süleyman Demirel. Gariban ailelerin çocukları şakır şakır şehit düşerken, subay-astsubay çocukları oradan oraya tayin edilip, lise. ıslak olanda özünü yaksi hiss etmir.uşağınızın sakit ve rahat olması üçün,çok kullanılan bazı küfürler şunlardır: sozle deyilesi değil (az): sözle anlatılacak gibi değil (tr) azerice shrek kesinlikle izlenmelidir. yani uyuruk da, halkin %3'u bilemedin %4'u uyur. ben uyumam mesela. hic de uyumamisam hayatimda.   shrek şakir küfür küfürlü sozler 3 Yaşadığımız ülkede, söylenen sözlerin, söyleyenden bağımsız filmin Hansel ve Gratel, Truva, Shrek gibi film/hikâyelere gönderme yapması hoş bir ayrıntı. Küfürler, tedhiş, müstehcenlik en 'doğal' halleriyle perdeye yansıyor. Şakir Eczacıbaşı, Turhan Selçuk, Evrim Alataş, Ferruh Başağa, Ömer Uluç. Hele küfürler konusunda elini sıkıp tebrik etmek isterim Serbes'i çünkü gerçekten çok Ama Pucca öyle değil onunla topu topu yaş farkımız var. Şakır şakır yağmur yağan bir pazartesi günü gidiyoruz MoMA'ya hemşiremle. Shrek 4D: Girişe çok yakın olduğu için biz Shrekle başladık turumuza. Holland porn

shrek şakir küfür küfürlü sozler 3

  shrek şakir küfür küfürlü sozler 3

shrek çorum versiyonu - uludağ sözlük

  shrek şakir küfür küfürlü sozler 3  

shrek şakir küfür küfürlü sozler 3. Kufurlu mp3 müzik indir, dinle - infoartropodos.es

  shrek şakir küfür küfürlü sozler 3  düğün dernek 4 full izle

shrek şakir küfür küfürlü sozler 3

Hazretli Filmler Furyası Milli Sinema Akımı Son Dönem Türk Sineması Sinemanın İnsan Psikolojisi Üzerindeki Etkisi Sinemanın Toplum Üzerindeki Etkisi Din Eğitimi Açısından Animasyon Filmler Din Eğitimi Açısından Belgesel Filmler Din Eğitimi Açısından Tarihi Filmler Din Eğitimi Açısından Komedi Filmleri Din Eğitimi Açısından Fantastik Filmler Din Eğitimi Açısından Korku Filmleri İrşad Filmleri Çağrı The Message Planet Earth-Mountains Dünya-Dağlar Tebliğ Filmleri Horton Hears a Who Reng-i Huda Cennetin Rengi Züğürt Ağa Hababam Sınıfı Sahne Aralarında Olumsuz Mesajlar Verme Wild at Heart The İnterpreter Mütercim The Siege Kuşatma Traitor Hain Yeni Bir Din Oluşturmaya Çalışma Star Wars Yıldız Savaşları Çalışma Kağıtları Not Tutma Empati Kurma Karakter Tahlili Film Karşılaştırmaları Görüntü Tanımlama Etkinliği Hikaye Tamamlama Film Köşesi Oluşturma Film Yapma Bazı Sahneleri Kullanılabilecek Filmler Popüler Filmlerden Sahneler Dini Filmlerden Sahneler Değerlendirme Soruları Drama Çalışması Karakter Analizi Görüntü Tanımlama Kalk, seninle şair ve hatiplerimizle yarışacağız.

Fakat haydi getirin şiirlerinizi. Sonraki yıllarda dini mesajların aktarımına hat, tezhip, ebru, minyatür gibi sanatlarla devam edilmiştir. En son ortaya çıkan ve önceki sanatları bünyesinde barındıran, dola- yısıyla en etkili mesaj taşıyıcı olan yedinci sanatta ise Ayasofya karşısında bir Süleymaniye oluşturulamamıştır. Sinemanın İslam ülkelerine gayri müslim ve azınlıklar eliyle ulaşması Müslümanların bu sanata ilgisinin çok gecikmesine sebep olmuştur. Özellikle ülkemizde sinemanın ilk yıllarında dine ve dini değerlere saygısızca yaklaşılması Müslümanların gözünde si- nemayı tehlikeli bir araca çevirmiştir.

Fakat o dönemde yaşanan yetişmiş eleman sıkıntısı günümüze kadar devam etmiştir. Sinema filmlerinin dini ve ahlaki değerleri yıkmada çok etkili bir araç olarak kullanıldığı doğrudur. Fakat sinema filmleri yıkım gücü nisbetinde etkili olan bir din eğitimi aracıdır. Bu nedenle bu etkili araçtan nasıl yarar- lanılacağı araştırılmalı ve din eğitiminin hizmetine sunulmalıdır. Yukarıdaki düşüncelerden hareketle hazırlamaya başladığımız bu tezin vücut bulmasında emeği geçen bir çok insan bulunmaktadır.

Bunlar ara- sında bir yıllık hasrete katlanan sevgili eşime, ben yurtdışındayken yerlerini yurtlarını bırakıp eşime ve çocuğuma bakan değerli anne ve babama, inter- net ortamında yaptığı çalışmalardan istifade etmemi sağlayan Dr.

William B. Mustafa Uzun ve Prof. Bilal Yorulmaz Dallas Hazreti İmdb Internet Movie Database md. Sayı T. Televizyon vb. Araştırmanın Amaçları Araştırmanın amaçlarını şöylece sıralamak mümkündür. Sinema filmlerinin bir din eğitimi materyali olarak örgün eğitimde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymak.

Sinema filmlerinin bir yaygın din eğitimi aracı olarak nasıl kullanı- labileceğini belirlemek. Sinemanın hangi yollarla din eğitimini engelleyen, zorlaştıran bir araç olarak kullanılabildiğini tespit etmek. Sinemanın insan ve toplum üzerindeki etki gücünü incelemek. Din eğitimi açısından filmlerin nasıl anlayışılıp yorumlanabileceği- ni örneklemek. Hollywood, İran ve Türk sinema tarihini ve bunlara ait filmleri din eğitimi açısından tahlil etmek. Araştırmanın Önemi Din eğitimi sadece bilgiye dayanan bir enformasyon süreci değildir.

Dini bir bilgi öğretilirken, dini bir tutum ve davranış kazandırılmaya ça- lışılırken kişiye sevgiyle yaklaşılmalı, kolaylaştırma yolu tercih edilmelidir. Din eğitimcisine düşen vazife muhataplarına sevgiyle yaklaşması, onların ilgilerini çekecek öğretim yolları bulmasıdır.

İşte bu ilgi çekici yollardan biri de sinema filmleridir. The Journal of Religion and Film gibi akademik dergiler yayın- lanmaktadır.

Çok sayıda yüksek lisans, doktora tezi ve makale. İslâm, Hristiyanlık, Budizm gibi dinlerin öğretiminde filmlerden faydalanma yolları araştırılmaktadır. Sinemayla ilgili metinler. Din eğitimi ile ilgili metinler. Watkins, age, s. Öncelikle birinci ve ikinci gruptaki veriler ele alınacak, bunların ışı- ğında film çözümlemelerine yönelinecektir.

İkinci yöntem olan tarihsel-biçimci perspektif ise, sinemayı estetik bir olgu olarak ele almakta ve bu nedenle de film ana- lizlerinde, biçim incelemelerinin merkeze alınması gerekliliğinden yola çıkmaktadır.

Din eğitimi perspektifinden filmler çözümlenirken tek başına uslup ya da biçim değerlendirmeleri yeterli olmayacağından yorumbilim, göstergebilim, yapısalcılık, tarihsel-biçimci perspektif vb. Ayrıca sadece görsel analiz yapılmayacak yeri geldiğinde filmlerin metinleri de diyalog, monolog vb.

Böylece din eğitimi temel perspektifinde filmler çok boyutlu olarak incelenecektir. Araştırmada film çözümlemelerinden önce bütünlüğü sağlama adı- na Hollywood, İran ve Türk sinemalarının tarihsel gelişimleri yine din eğitimi perspektifi temel alınarak incelenecek, din ve din eğitimi ile ilgili olumlu ve olumsuz olaylar, filmler bu bölümde değerlendirilecektir.

İran ve Hollywood sinemasının da araştırmaya dâhil edilmesinin sebepleri şunlardır: 1. Hollywood sineması kurulduğu günden bu yana dünya üzerindeki en etkili sinema olarak birçok ülke sinemasını kendi ülkelerinde bile geride bırakarak en çok izleyiciye sahip olmuş bir sinemadır.

Ayrıca din ve din eğitimi ile ilgili olarak da sayıca en çok film Hollywood sineması tarafın- dan üretilmiştir. Bunun dışında İslâm dışındaki bir dinin —Hristiyanlığın- sunumunu da gösterdiği için tezi zenginleştirecek materyallere sahiptir.

İran sineması ise günümüzde kısıtlı bütçesine rağmen Hollywood sinemasına alternatif oluşturabilecek nadir ülke sinemalarından biridir. Ayrıca bir İslâm ülkesi olması ve sinema tarihinin Türkiye sinema tarihi ile çok büyük benzerlikler taşıması da araştırma için İran sinemasını vaz- geçilmez kılmaktadır.

Araştırmada filmlerin yaygın din eğitimi üzerindeki etkisi olumlu ve olumsuz olarak iki kutupta değerlendirilecek, din eğitimini etkileme yolla- rı filmlerden örnek çözümlemeler getirilerek incelenecektir. Örgün din eğitimi yönünden ise filmlerin bir eğitim materyali olarak okullarda nasıl kullanılabileceği, hangi ilkelerin esas alınması gerektiği, piyasada bulunan dini içerikli filmlerin DKAB derslerine uygunluğu gibi konular yine filmlerden örneklerle incelenecektir.

Araştırmanın Varsayımları Araştırmanın varsayımları şunlardır: 1. Sinema toplumu etkileme, ona yön verme gücüne sahiptir. Sinema insan psikolojisi üzerinde etkili bir araçtır. İçeriği ve sunu- muyla insanları coşturabilir, üzebilir, fikir ve kanaatlerini yönlendirebilir. Sinema filmleri çok etkili bir din eğitimi aracı olarak kullanılabilir. Sinema filmleri aynı zamanda din eğitimini engelleme gücü de yüksek olan bir araçtır.

Ülkemize yurtdışından ithal edilen dini içerikli filmler İslâm inancı- na, dini ve milli ahlâka aykırı sahneler ve mesajlar içerebilir. Mesajını açıktan veren filmler propaganda yaftasıyla etkilerini azal- tırlar.

Alt metinler kullanarak mesajını ileten filmler daha etkilidirler. Korku ve erotik film türleri din eğitimi açısından kullanışsız iken, diğer türlere giren filmler duruma göre din eğitimine elverişli olabilir. Araştırmanın Sınırlılıkları Bu araştırma Hollywood, İran ve Türk sinema tarihi ve filmleri ile sınırlandırılmıştır. Bu üç ülkenin sinema tarihi bizi dünya sineması hak- kında genel bir kanaate ulaştıracaktır. Bunlardan seçilen filmler ise nitelik ve nicelik bakımından yeterli olduğundan diğer ülke sinemaları araştırma- nın kapsamı dışında tutulmuştur.

Ayrıca üst ve alt metninde din eğitimi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir mesaj bulunmayan filmler de araştırma dışında bırakılmıştır. Nitekim izlenen yaklaşık filmin büyük bir kısmı bu sebeple araştırma konusu dışında kalmıştır. Araştırmanın Konusu ile İlgili Önceden Yapılmış Bazı Çalışmalar Ülkemizde din eğitiminde sinemanın kullanımı ile ilgili özel bir çalış- ma yapılmamasına rağmen az da olsa sinema-din ilişkisi üzerinde duruldu- ğu görülmektedir.

Bunların dışında televizyon ve medya ile din ve din eğitimi arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalar da olmakla birlikte araştırmanın konusu sine- ma ve din eğitimi olduğu için bunlara değinilmeyecektir. Filmlerin geniş bir izleyici- ye ulaşmasına ise o yıllardaki Amerikan toplum yapısı vesile olmuştur.

Göçmenlerin yeni ülkelerinde karşılaştıkları en büyük problemlerden biri de İngilizceye hakim olamamaları olmuştur. Bu nedenle göçmenler eğlenmek için tiyatroya gitmek yerine fiyat olarak çok daha uygun, sessiz olduğu için dil gerektirmeyen kinetoskop gösterilerini tercih etmişlerdir. Ayrıca sinema ay- dınların küçümsediği bir halk eğlencesi olarak gelişmiştir.

Sinema salonlarına giriş için 5 sent ödendiği ve argoda 5 sente nickel denildiği için bu salonlar 11 Rekin Teksoy, Dünya Sinema Tarihi, Oğlak Yayınları, İstanbul , s.

Kendi aygıtlarının patent hakkını almak için yaptıkları bütün başvurular ise Edison tarafından engellenmiştir. Kapatma sebebi olarak kiliseler ve bazı derneklerin nickelo- deonları ahlaka aykırı yerler olarak değerlendirmeleri gösterilmiştir. Daha sonraki yıllarda sinema salon- larının karanlık oluşunun tehlikeli bir ortam oluşturduğu görüşü kuvvet kazanmıştır. Araştırmacı Dr. Mayer Rus göçmenidir. Sinema sanayinin denetimi, yeniden bu gösteriyi başlangıç yıllarında büyük kitlelerle buluşturmayı başarmış olan göçmen kökenlilerin eline geçmiştir.

Sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan filmde figüran, at kullanılmış, pahalı dekorlar yaptırılmıştır. Amerikan iç savaş yıllarını anlatan film sinematografik yönden o güne kadar çekilen diğer filmlerden üstün özelliklere sahip olduğu için uzun süre gösterimde kalmış ve yirmi milyon dolarlık geliriyle yapımcılarına çok büyük bir kâr sağlamıştır.

Ayrıca filmin gösteriminden sonra siyahların linç edilmesi olaylarında da artış gözlenmiştir. Ticari açıdan zarar etmesine rağmen sanat açısından film sessiz dönemin en önemli yapımla- rından birisi kabul edilmiştir. Hollywood Filmlerinin Dünya Piyasasına Hâkim Olması İlk yıllarda çok büyük bir iç pazara sahip olması sebebiyle Amerikan sineması yurtdışına açılmamıştır. Bu dönemde dünya piyasasına Fransız filmleri hakim olmuşlardır.

Ancak çektikleri filmlerle bir müddet sonra çok büyük bir sermayeye ulaşan yapımcılar pahalı prodüksiyonlara imza atma- yı başarmışlar ve yurtiçinde yabancı şirketlerin hâkimiyetini sona erdirmiş- lerdir.

Ayrıca yüksek maliyetli filmler iç piyasada kâra geçtiğinde yurtdışına çok uygun fiyata pazarlayarak dünya film piyasasına hakim olmaya başla- mışlardır. Sessiz dönem boyunca Amerikan endüstrisi, yurtdışında Dışiş- leri ve Ticaret Bakanlıklarından yardım almış ve ABD konsoloslukları ile izleyici tercihleri, gösterimi etkileyen koşullar ve rakiplerin faaliyetleri gibi film ticaretiyle ilgili önemli bilgileri toplama konusunda işbirliği yapmış- lardır. Bu dönemde Amerikan filmlerinin egemenli- ğine girmeyen sadece iki ülke kalmıştır: Almanya ve Japonya.

Amerikan filmlerinin bu egemenliğine karşı Avusturya, Macaristan, Fransa, Britanya ve Avustralya kota uygulamasına başlamıştır. Fakat filmlere ses öğesinin ek- lenmesiyle bu girişim etkisini yitirmiştir. Sessiz film bir norm olarak kalmış olsaydı Film Europe belki de sarsılmadan kalabilirdi.

Fakat sesli filme geçişle birlikte varlığını koruyamamış, sesli görüntüler, yeni kurulmakta olan birli- ğin, kendisini oluşturan dil gruplarına ayrılmasına neden olmuştur. Hollywood bu dönemde iç pi- yasaya yönelik savaş filmleri yaparak gelirini koruma yoluna gitmiş, savaş sonrasında ise endüstrisi çökmüş Avrupa ülkelerinde sinema salonlarının en büyük tedarikçisi olarak gücünü perçinlemiştir.

İngiltere bu oyunu görmesine rağmen etkili bir muhalefet oluşturamamış, bütün Avrupa yeniden inşa sürecinde Amerikan yardımlarına muhtaç olduğu için Hollywood filmlerine kota koyama- mışlardır. Böylece Hollywood egemenliği bütün kıtada giderek artmaya başlamıştır. Wall, Church and Cinema, William B. Eerdmans Publishing Company, Michigan , s.

Flashback: A brief history of film 3rd ed. Lord üç genel ilke üzerine bina etmiştir 1. Seyircilerinin ahlâkî standardını düşürecek hiçbir film çekilmemeli- dir.

İzleyici suça, günaha, kötülüğe sempati duymamalıdır. Sadece dramın gereklerine uygun doğru yaşam örnekleri sunulma- lıdır. Doğa ya da insani yasalarla alay edilmemeli. Bunların ihlaline sem- pati uyandırılmamalıdır.

Yapılmayacaklar 1. Kutsal şeylere saygısızlık: Uygun dinsel törenlerle bağlantılı say- gıdeğer bir biçimde kullanılmadığı sürece Tanrı, Rab, İsa vb. Her tür müstehcen çıplaklık: Gerçek görüntüsüyle ya da siluet halinde ve filmdeki diğer kahramanlar tarafından her hangi bir şehvet duygusuna yönelik hovardaca bir yaklaşım.

Yasadışı uyuşturucu trafiği. Herhangi bir cinsel sapıklık iması. Beyaz kölelik. Irk karışımı beyaz ve siyah ırklar arasında cinsel ilişkiler 7. Seks hijyeni ve zührevi hastalıklar. Çocuk doğurma sahneleri- gerçek görüntüsü ya da siluet halinde. Çocukların cinsel organları. Din adamlarıyla alay etme.

Herhangi bir ulusa ırka ya da inançlara kasıtlı hakaret. Dikkat Edilecekler 1. Bayrağın kullanılması 2. Uluslar arası ilişkiler. Kundakçılık 4. Ateşli silahların kullanılması 5. Hırsızlık, soygunculuk, güvenliği bozma, trenleri, madenleri, bi- naları vb. Zalimlik ve olası iğrençlik 7. Herhangi bir yöntemle cinâyet işleme tekniği 8.

Kaçakçılık yöntemleri 9. Zorla bilgi alma yöntemleri Suçun karşılığı yasal ceza olarak asma ya da elektrikli sandalye yoluyla idamlar Suçlular için sempati uyandıracak durumlar Kamusal kahramanlara ve kurumlara yönelik tutum. Kışkırtıcılık Çocuklara ya da hayvanlara yönelik zalimce davranışlar İnsanları ya da hayvanları dağlama Kadın ticareti ya da namusunu satan bir kadın Tecavüz ya da tecavüz girişimi Gerdek gecesi sahneleri Yatakta erkek ve kadın birlikteliği Kızları kasıtlı baştan çıkartma Evlilik müessesesi Cerrahi operasyonlar Uyuşturucu kullanımı Yasa uygulamaları ya da yasayı uygulayan görevlilerle ilgili sahne ya da isimler Aşırı ya da şehvetli öpüşme; özellikle kötü kahramanlardan biri söz konusuysa.

Ayrıca bu yasanın ilkelerini çiğneyen filmler oskar adayı da olamamışlardır. Hays yasası, cinsellik ve şiddet öğelerini tamamen yasaklamamış, sadece kontrol altına almaya çalışmıştır. Ayrıca bu öğeleri kullanan filmler, iyi öğelerle filmi dengelediklerinde herhangi bir sorunla karşı- laşmamışlardır. Örneğin kötüler, filmin sonunda cezalandırılmışsa ya da bir cani, yaptığına pişman olmuşsa filmde gösterilen aykırı görüntüler hoş karşılanmıştır.

Breen ise yasanın ilkelerini çok katı bir şekilde uygulamıştır. Seks ve şiddet unsurlarını kulla- nan istismar filmlerinden sonra sert pornografik filmlerde ciddi bir artış meydana gelmiştir.

Ayrıca Hollywood izleyici tabanını genişletmek için sansür standartlarını gevşeterek yeniden düzenlemiştir.

Filmler G genel izleyici , PG 17 yaş altın- dakilere ebeveyn rehberliği tavsiye edilir , PG 13 yaş altındakiler için uygunsuz , R sınırlı, 17 yaş altındakiler ebeveyn kontrolünde izleyebilir.

Bu sistemle birlikte yönetmenler X grubuna girmeden R sınıfında filmler yapmaya çalışmışlar, gençler ise hep bir üst seviyedeki filmleri seyretmek için yol aramışlardır.

Büyük şirketlerin bir kısmı şirketi ikiye bölerken bir kısmı da sinema salonlarını satmıştır. Böylece büyük şirketler küçüklerle eşit şartlarda mücadele etmeye baş- lamışlardır. Böylece radyo ve sinema bütünleşmiş ve radyo, film sektörü- ne rakip olmak yerine yardımcı olmuştur. İnsanlar evlerinin rahatlığında aileleriyle ücretsiz olarak eğlen- dikleri televizyonu sinemaya tercih ederken film şirketleri ilk yıllarda bu rakibe film satmaktan uzak durmuşlardır.

Bu ambargoyu ilk bozan ise kolay kâr peşinde koşan küçük şirketler olmuştur. TV için filmler üreten küçük şirketler büyük paralar kazanmaya başlayınca büyük şirketler de harekete geçmişlerdir. Haber, belgesel filmleri gösteren sine- ma salonları kapanmış ve bunlar kadın filmleriyle kadın seyirciye yönelik.

Sinemanın mücadele etmesi gereken bir diğer yenilik de videoka- setler olmuştur. Ancak Hollywood ilk yıllarda savaş açtığı bu tehditi de lehine çevirerek kâr elde etmesini bil- miş, videokaset dağıtımından lerin ikinci yarısında gişe gelirlerini aşacak kadar bir gelir sağlamayı başarmıştır. Bundan sona ortaya çıkan videodiskler piyasaya ilk sürüldüklerinde başarısız olmalarına rağmen lazer kayıtları bilgisayarla birleştiren yeni teknolojiler sayesinde yaygınlık kazanmıştır.

Çok katlı alışveriş merkezleri sayesinde her zamankinden daha fazla sinema salonu ortaya çıkmış, büyük bütçeli filmler yaklaşık salonda eş zamanlı olarak gös- terime girme imkânına kavuşmuştur. Böylece bir filmden azami kâr elde edilmektedir.

Bu filmlerin ortak özelliği özel efektlerle zenginleş- tirilmiş bir görselliğe sahip olmalarıdır. Bu görselliği kullanarak muazzam gişe başarıları elde eden bu filmler dönemin siyasi atmosferine uygun alt metinlere de sahiptirler. Bir müddet Yıldız Savaşları ve İndiana Jones filmleriy- le örtük bir şekilde sunulan Vietnam alt metni Vietnam gazisi Rambo filmleriyle artık açık bir şekilde sunulmaya başlanmıştır.

Bu filmlerde Rambo hem bir kahraman hem de kurban ve mazlum olan kişidir. Ama bu kez savaşı kazanır! Böylece kah- ramanlık adına yapacağı kıyımlar, cinâyetler meşrulaştırılır. Davranışları haklı bir intikam hareketi olarak yeniden kodlanır ve onu suçluluktan kahramanlığa yüceltir. Üçüncü Tür ve E. Filme göre Hz. İsa, çarmıha gerilirken herkes gibi bir hayat sürmeyi hayal etmekte, Maria Magdalena ile evlenip sevişmeyi, çoluk çocuğa karışmayı istemektedir.

Film, Latince, Aramice seslendirmeli, İngilizce altyazılı olduğu için ticari başarı kazanamayacağı düşünülmüş ve hiçbir Hollywood stüdyosu projeyi kabul etmemiştir. Film, milyon dolarlık gelir elde ederek milyon seyirciye ulaşmıştır. Devrim Öncesi Dönem a. İki ülkeye de sinema saray yoluyla girmiştir. Halka açık gösteriler azınlıklar ya da yabancılar tarafından gerçekleştirilmiş ve ilk se- yirciler de yine azınlıklar tarafından oluşturulmuştur.

Başlangıç yıllarında iki ülkede de ABD ve Mısır filmleri piyasaya hâkim olmuş; altmışlı yıllarda toplumsal gerçekçi, yetmişli yıllarda erotik sinema akımları görülmüştür. Bu dönemde bir tarafta toplumdaki gelir uçurumunu ve adaletsizliği yansıtan toplumsal gerçekçi filmler, diğer tarafta ise klişe aşk hikâyelerini işleyen filmler varken, aynı yıllarda her iki ülkede de sinema seks filmleriyle felce uğratılmıştır.

Bu dönem filmlerinin pek çoğunun karakteristik özelliği, sinema dili ve tekniğinin 65 Hamid Nafisi, age, s. Bu yıllarda yerli üretime karşı film ithalcilerinin desteklenmesi sonucu azınlık ve yabancıların etkinlikleri iyice artmıştır. Bu filmlerde bir kadın ya da erkeğin çektiği acılar ya da kandırılan, kötü yola düşen masum genç kızla- rın maceraları gibi konular işlenmiş, her filmde mutlaka bir şarkıcı şarkılar söylemiştir.

Bu dönemde danslı, şarkılı Mısır filmleri halen yaygın olmasına rağmen içe yönelik sinema çalışmalarına ağırlık verilmeye başlanmıştır. Bu dönemde çekilen gazino ve dans sahneleriyle dolu birbirinin benzeri yerli filmler ve bu film- lerde oynayan artistlerin yaşantıları ülkenin dini yapısına ve geleneklerine uygun düşmediği için eleştiri toplamaya başlamıştır. Görünürde sinema- daki ahlâkî yozlaşmayla mücadele içinde olan devletin ilgili kurumları, aslında bu suya sabuna dokunmayan filmlerin devamını tercih etmişlerdir.

Bu akımın içinde olan yönetmenler devrimden sonra da çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Yeni dalga sinema akımı olarak da algılanan bu hareketin mensupları toplumsal sorunları gerçekçi sahnelerle tasvir eden farklı bir sinemanın temellerini atmışlardır.

Ayrıca film ithalinde sorun çıkmasın diye müstehcen filmlere yönelik sansür maddeleri yumuşatılmıştır. Böylece ithal filmlerle reKâbet etmek isteyen yerli yapımcılar seks ve şiddet filmlerine ağırlık vermeye yönelmişlerdir.

Bu etki farsi film senaryolarının Türk filmlerinin senaryolarına benzerliğinden de anlaşılabilmektedir. İran Sinema Tarihi yazarı Cemal Ümit, bu yangınların devri- min coşkusuna kapılmış heyecanlı gençlerden yararlanmak suretiyle, devlet memurları Savak tarafından çıkarıldığını ifade etmektedir. Ona göre bu yangınlarla amaçlanan, askeri darbe için ortam hazırlamaktı. Devrim Sonrası Dönem a. Devrim sonrası İran sineması Devrim öncesinde din adamları sinemaya büyük bir günah olarak bakmış, dindar insanlar sinemaya gitmemiş ve evlerinde televizyon bu- lundurmamışlardır.

Bunların ardından da Amerikan filmleri yasaklansa da batı ülkelerinden gelen filmlere karşı toptan bir yasaklama olmamıştır. Devrimden sonraki ilk üç yılda ülkeye getirilen filmin 83 Cihan Aktaş, age, s.

Ayrıca Bkz: Richard Tapper, age, s. Bunun üzerine Kül- tür ve İrşad Bakanı olan Hüccetülİslâm Hatemi, sinemada sınırlamaları ve engelleri ortadan kaldırarak yapımcılara bu alana sermaye yatıracak güvenceyi vermiş, Fecr Film Festivali de sinemacıları teşvik etmiştir. Yerli filmlerden alınan belediye vergisi azaltılmış, bilet fiyatları yükseltilmiş, donanım, ham film ve kimyasal madde ithalatı yirmi kat daha yüksek olan serbest kurun yerine devlet kontrollü döviz kuruyla uygulanmıştır.

Ayrıca yapımcı ve gösterimciler, filmlerin salonlara tahsisinde söz sahibi olmuşlardır. Bunlardan başka devrim sonrasında yetişen sinemacılar da eserler vermişlerdir. Bugünkü İran si- nemasının önemli yönetmenlerinden pek çoğu ise İslâm Devrimi sonra- sındaki yıllarda sanat çalışmalarına başlamışlardır. İyi filme, iyi yönetmene ve iyi senaryoya daha fazla imkânlar sağlanmış, ayrıca en iyi sinema salonları ve sinema seyircisinin yoğun olduğu saatler, kaliteli sayılan, sanat değeri taşıyan filmlere ayrılmıştır.

İlk yıllarda uluslararası festivallere gönderilen dört yüz mektuptan sadece dört ta- nesine cevap gelmiş, festivallere katılabilen ilk filmler ise tepki toplamış, bazıları izlenmeden tahkir edilmiştir. Buna rağmen Farabi Vakfı çeşitli festivallere film göndermeyi ısrarla sürdürmüştür. Bundan sonra festivallere katılan ve ödül kazanan filmlerin sayısı birer iki- şer artmaya başlamıştır.

Böylece en azından bir tane İran filmi gösterilmeyen saygın hiçbir film festivali kalmamıştır. Bunun üzerine salon sadece bir ay çalışabilmiştir. Ulemanın bu tavrından dolayı dindarlar evlerinde tele- vizyon bulundurmadığı gibi sinemaya da gitmemişlerdir. Hatta Şah döneminde Kum şehrinde televizyon izlenmesi yasaklanmıştır. Bu kurumlar sola eğilim gösterirlerken, eserlerde din aleyhtarlığı artış gösterdi ve aşikâr hale geldi.

Zulüm yönetimi, dine karşı her eğilimi ve her kurumu, her türlü solculuğu, İslâm akidesinin önünü alması mümkün görülen her hareketi takdir ve teşvik etti, buna karşılık İslâmi hareketi baskı altına aldı. Bizim karşı çıktığımız da, sinemanın yönetmenlerimizin hainane politikaları istikametinde sunulmasıdır. Hamid Algar, Mizan Press, Berkeley , s. Bunlara göre sinema zamanın şatlarına uygun bir tebliğ aracıdır ve toplumu olumlu yönde değiştirebile- cek büyük bir güce sahiptir.

Âyetullah Humeynî, sinemayı Batının görsel sanatlarla yayılan şeytanî kültürüne karşı kullanımı zorunlu bir tebliğ aracı olarak kabul etmiştir. Bunun için zaten mescitler, minberler vardır.

Sinema vaaz ve propaganda açısından araç olarak kullanılabilirse de işlevi vaaz değildir. Kimse vaaz dinlemek için sinemaya gitmez. Birincisi umumi bir ta- nımdır; bu tanıma göre, bütün filmlerin doğrudan doğruya dini konulara ayrılması gerekmez. Mesela eğitim ve sosyal bilimler dalında ya da tabiat üzerine yapılan filmler bu tanıma girmektedir. Fakat ikinci tanımda filmin asıl konusu dindir.

Bu durumda sinemadan dini destekleme, güçlendirme ve teyit etme bakımlarından istifade edilir. Namaz kılmayı öğretmek İslâmî bir değerdir. Fakat doğruluk ve cesaret de İslâmî değerlerdendir. İkinci husus, filmde gayri İslâmî sahnelerin yer almamasıdır. Bu iki özelliği taşıyan bir film hem içerik hem de biçim açısından İslâmî sayılabilir. Haccı işleyen bir filmde, hacı olmanın manevi açıdan yükselmek, temizlenmek ve günahlardan uzak durmak olduğu se- yirciye verilebiliyorsa işte bu sanattır.

Ona Haddad Adil, 1. Kimisine göre insanı yücelten ve olgun- laştıran her sanat dinîdir; kimisine göre ise felsefi anlamda dinî ya da dindışı sanattan söz edilemez. Bu filmlerde cebir ve irade, ilahî ve insânî aşkın birliği, aşk vasıtasıyla kendini tanıma tecrübeleri, iman ve tekâmül gibi konulara rastlanmaktadır. İki ülkeye de sinema azınlıklar veya yabancılar eliyle, sara- yın öncülüğünde girmiştir.

İki ülkede de sinemacıların saldırgan ve saygı- sız tavırları nedeniyle sinemaya karşı dindar insanlar mesafeli durmuş, film izlemeyi günah saymışlardır. Bu dönemde dini bakış açısıyla yapılan sempozyumlar ve akademik çalış- malar çok verimli bir fikri ortam oluşturmuştur.

Günümüzde devam eden tartışmalar ve üretilen filmler bu alanda çalışacak akademisyenlere ışık tutacak niteliktedir. Osmanlı Dönemi Sinemanın Osmanlı ülkesine girişi diğer birçok teknoloji ve mo- dern sanata göre çok daha erken olmuştur. Bu gösterimden bir kaç ay sonra Jamin adlı bir Fransız tarafından sinematograf Osmanlı ülkesine getirilmiştir. Nitekim yılında Sultan Abdülhamid, Bertrand adlı bir Fransız va- sıtasıyla sinematograf izlemiştir. Halkımızın, sinema konusunda gösterdiği bu yumuşak tutum hakkında bugüne ka- dar ileri sürülen en sağlam görüş, geleneksel Karagöz oyunu ile sinema Ayşe Osmanoğlu, Babam Sultan Abdülhamit Hatıralarım , Selçuk Yayınları, İstanbul , s.

Uluslararası Konferansı Bildirileri, Ankara, Haziran Bu nizamnâmede, birçok konunun yanında filmlerdeki müstehcenlik hakkın- da da hükümler yer almıştır. Ayrıca filmlerin gösterilebilmesi için devlet memurlarının onayı şart koşulmuştur. Çünkü bu dönemde yalnızca erkekler için seanslar düzenlenmiştir. Bu dönemde Kadınların sinemaya gitmelerine halktan karşı çıkanlar da olmuştur. İzmir Valisi Celâl Bey de halktan gelen bu gibi talepler doğrultusunda Müslüman kadınların sinemaya gitmelerini yasaklamıştır.

Bu konuda devletin tutumu halktan farklı bir yönde görünmektedir. Bu tartışmaların yaşandığı yıllarda Sultan Reşad yüzlerce kadını Harem bahçesinde toplayarak sinema seyrettirmiştir. Ayrıca kadın- ların sinemaya alınmamaları konusunda ısrarlı isteklere rağmen bu konuda Meşihat makamından olumsuz bir fetva da alınamamıştır. Çünkü işletmelerin büyük kısmı azınlıklar veya yabancı uyruklulara aittir. İlk Filmler İlk film gösterimleri gibi ilk film çekimleri de yine azınlıklar ve ya- bancı uyruklular tarafından gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca çekilen belgesel nitelikli film- lerin çoğu Osmanlı vatandaşlarına da seyrettirilmiştir. Aynı sinemada Sırp kralının İstanbul seyahatinin filmi de gösterilmiştir. Romanya ile de savaşa başlayınca Romanya uyruklu Weinberg görevden uzaklaştırılmış ve yerine yardımcısı Fuat Uzkınay getirilmiş, film de yılında Fuat Uzkınay tarafından tamamlanmıştır. İlk Sinema Yayınları yılında ilk sinema gazeteleri Ferah ve Sinema da yayın hayatına girmiştir.

Pençe filminde, evliliğin insana acı veren bir pençe olduğu fikri işlenmiş ve serbest aşkın övgüsü yapılmış ve nikâhın insanı sıkan bir pençe olduğu teması işlenmiştir. Bu filmdeki rolüyle Madam Kalitea Türk sinemasının ilk vamp kadın oyuncusu sayılmaktadır. Buradan yola çıkarak, müstehcenliğin Türk Sinema Tarihi ile özdeşleştiğini söylemek pek de yanlış bir iddia olmamaktadır.

Cumhuriyet Dönemi a. Tiyatrocular Dönemi İlk adımlarını tiyatrocuların önderliğinde atan Türk sineması uzun yıllar bu durumun sıkıntısını çekmiştir. Muhsin Ertuğrul sinemada daima ya bir tiyatro oyununu tekrarla- mış ya da yabancı bir filmi yeniden çevirmiştir.

Kendisini takip edenler sinemayı her zaman ek bir gelir kaynağı olarak görmüş ve asla bir sinema eseri ortaya koyamamışlardır. Eyüp Camii avlusunda çekim yaparlarken saldırıya uğradıkları için film polis gözetiminde tamam- lanmıştır.

İki filmde de kahramanlar modern karakter- lerdir; görünümleri, ilgi alanları, yaşadıkları mekanlar vb. Bir deniz sporları dershanesinde kürek hocası ile kadınlar arasında yaşanan ilişkiler, arkadaşının karısını, sevgilisini ayartan erkekler ve kocasını, nişanlısını aldatan kadın karakterler, dekolte giysilerle dans eden revü kızları günümüzde bile hoş karşılanmayan durumlardır. Bu çıplak kızların bem- beyaz bacaklarını dibine kadar açmak sadece ayıp değil, günah, günah.

Eczacıbaşı Vakfı Yayınları, İstanbul , s. Film müstehcen olduğu için salonu terk edenler olmuş, fakat sinemadan tepki göstererek ayrılan kişilerden çok daha fazlası birbirlerini iterek filmi izlemeye çalışmıştır. Ertuğrul, belki de dinle cinselliği örtüştürerek kamuoyunda peşinen gürültü koparacağı bir konuyu o yıllara özgü reklam aracı olarak değerlendirmiştir.

Olumsuz dindar imajı, Türk toplumunun gerçeklerine aykırı yaşayışlar, Batılı filmlerin kötü taklitleri vs. Bu ilk dönemin olumlu sayılabilecek yönleri pek azdır. Ay- rıca bugünkü film türlerinin ilk örnekleri —köy filmi, polis filmi, kurtuluş savaşı filmi, tarihsel filmler, dram, melodram, güldürü… — de bu dönemin Alim Şerif Onaran, Türk Sineması, C.

Yahudi propagandasını ve Hıristiyanlık fikirlerini neşir ve tâmim eden birçok filmler bin türlü hîlelerle Türkiyemize getirilmekte ve ehemmiyetle zikredeceğiz ki, Avrupa devletlerinin azamet ve haşmet propagandasını yapan birçok filmler de kalplerimizi rencîde edebil- diği hâlde bile memleketimize sokulmaktadır. May giysileri ve tavrının genel ahlâka aykırı olduğu, yeni tüzükte bu gibi durumların önlenmesi talep edilmiştir.

Geçiş dönemi; Muhsin Ertuğrul ve tiyatrocula- rın egemenliğinin sarsılması bakımından oldukça önemli bir dönemdir. Bu yıllarda tiyatrocuların endüstri ve sanat yönünden kurdukları tekel yıkılmıştır. Bu dönemde —sayıları tiyatrocu yönetmenleri geçmese de- doğrudan doğruya sinemacı olarak işe başlayan yönetmenlerin sayısı sekizi bulmuştur. Bu sinemacılar hem sanatsal hem de endüstriyel bakımdan tiyatrocuların Türk sineması üzerindeki egemenliklerinin kırılmasına katkıda bulunarak diğer gençlerin de oyuncu, yönetmen, yapımcı ve teknisyen olarak film sektörüne girmelerini teşvik etmişlerdir.

Dünya Savaşı geçiş dönemini olumsuz yönde etkilemiştir. Savaşın bir başka etkisi yurdumuza gelen yabancı filmlerde kendini göstermiştir. Kapanan Avrupa pazarlarının yerini savaş propagandası tehlikesinin de etkisiyle tarafsız A.

Anlayış bakımından tiyatrocuların filmleriyle aynı özellikleri taşıyan fakat malzeme ve teknik bakımdan yerli filmlerden üstün olan Mısır filmleri seyircinin de sinemacının da beğenisi- nin bozulmasında büyük rol oynamıştır.

Gerisi, sadece bu hüdayi nabit kıymetin etrafında, bir yüzüğün ana taşını halkalayan kırıntı mücevherler gibi bir şey Lütfü Ö. Filmde Aliye Öğretmenin ve bağımsızlık mücadelesi veren Kuva-i Milliye birliklerin temsil ettiği yeni oluşuma düşman bir karakter olarak çizilen Hacı Fettah, üzerinden en çok saldırının yapıldığı tip olmuştur.

Bunların eline çocuklarınızı teslim etmeyiniz. Onlar hem padişahın başını yiyecekler hem de düşmanı gazaba getirip ırzımızı payimal, malımızı yağma ettireceklerdir… Düşman gelirse gelsin malımıza, canımıza do- kunmadıktan sonra ne zararı var. Filme göre din adamı düşmanla işbirli- ği yapan yenilik karşıtı bağnaz, ahlâksız bir kişiliktir.

Anadolu insanı ise sürekli etkilere açık, her söylentiye inanan kaypak bir topluluktan ibarettir. Ayrıca filmde düşman Yunan açık seçik belirtilmemiştir. Nitekim ile arasında elli sekiz film yapılmıştır.

Bu salon artışıyla beraber film ihtiyacı ve üretimi de artmıştır. Küfürlü ağda yapımı لعب تحميل. Küfürlü Ata Sözü Söyle! Küfürlü Atasözü Söyle لعب تحميل. Scorp küfürlü atasözleri لعب تحميل. Scorp Küfürlü Sözler HD لعب تحميل. Laz Telefon Şakası Küfürlü لعب تحميل. Garfild Küfürlü Şarkı لعب تحميل. Küfürlü ege türküsü çok komik : لعب تحميل. Örümcek Adam Küfürlü. Gumball Küfürlü Çilli Bom Bom لعب تحميل. Biraz düz, doğrudan ve kaba şekilde olsa da her kesimden insanın onaylayacağı şeyler söylüyor Kağıt.

Yaşadığımız ülkede, söylenen sözlerin, söyleyenden bağımsız yorumlanmasının pek mümkün olmadığını dikkate alırsak; Kağıt, Sinan Çetin'in dönem dönem farklılık arz eden çizgisinden bağımsız düşünüldüğünde anlamlı bir film.

Geçtiğimiz yılın sürprizlerinden Eyvah Eyvah, ikinci 'bölümüyle' yola devam ediyor. Bölüm dememiz boşuna değil. Film hem kaldığı yerden devam ediyor hem de oyuncu kadrosu ve hikâyesiyle seyirlik dizileri andırıyor. Hakan Algül'ün yönettiği, senaryosu Ata Demirer'e ait olan film ilk bölümüyle, hasret kaldığımız bir komedi dünyasına götürmüştü bizi. Başrolü Demet Akbağ'la paylaşan Ata Demirer, sempatik bir Kuzey Egeli karakterin babasını arama macerasını son yıllarda çok sık önümüze gelen 'bel altı' esprilere sığınmadan, anlık insani durumlarla, jest ve mimikler yoluyla başarılı bir komediye imza atmıştı.

Tabii ki utangaç Hüseyin'in en büyük destekçisi İstanbul'da tanıştığı 'ablası' Firuzan'dır. Demet Akbağ. Bu kez filmin tüm macerası Hüseyin'in memleketinde, Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde geçiyor. Hüseyin tam Müjgan'a açılacakken kasabaya yeni gelen doktor 'kara çalı' gibi giriyor araya. Film doktorla Hüseyin arasında geçecek derken, doktorun aradan erken çekilmesiyle oluşan hikâyenin çatışma boşluğunu ani bir ziyaretle kasabaya gelen Müjgan'ın anne ve babası Ayşe Nil Şamlıoğlu ile Tarık Ünlüoğlu dolduruyor.

Nihayetinde hayata karşı çok hırslı olmasa da Hüseyin, kızını vermemek için direten Müjgan'ın babasına çok da ısrar edemez.

Hikâye oldukça basit: Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan, düğünlerde klarnet çalan, naif bir adamın sevdiği kıza ulaşmak için yaşadığı çok çetrefilli olmayan maceralar. Filme dâhil olan yeni karakterler zenginliğe yol açsa da 'Benim Annem Bir Melek'i hatırlatan yüzler ve oyunculuklar filmin eksisi olarak kaydedilebilir. Mesela baba rolünde Tarık Ünlüoğlu, neredeyse dizideki aynı karakteri oynuyor.

Şehsuvar Aktaş ve Hande Dane de yine aynı dizinin yüzleri. Çok göze batmayan bu unsur filmin esprili dilini engellemiyor. Hatta bir yerde Firuzan'ın, yaşadıkları türlü maceraların sorumlusu olarak gördüğü Hüseyin'i 'Trakyalı Şrek' olarak tanımlaması ise tadından yenmiyor.

Bu takip bölümünde insan kaçakçılığına da bir komedi filminin imkânları dâhilinde yüzeyden bir değinme var. Toparlarsak; Eyvah Eyvah ikinci filminde de basit anlatımı, sempatik karakterinin doğallığı, müzikleri, Ege-Trakya kırması yerel ağzı ve 'temiz' esprileriyle bizi yine gönülden yakalıyor. Yeni meclisin Siverek milletvekili Yüzbaşı Abdülgani Ensari de ona refakat etmektedir.

Çünkü bir yandan İstiklal Mahkemeleri devam ediyor bir yandan da yeni kurulmakta olan Cumhuriyet, sert tedbirlerle yoluna devam etmektedir. Ancak onun, etrafındakilerle kurduğu güçlü ve etkileyici iletişime, hayatı kucaklayan ve kuşatan tavrına, insani sıcaklığına, keskin zekâsına, belagattaki üstün vukufiyetine işaret eden önemli bir anekdot. Hatta perdeye yansıyandan daha da fazlası var. Film, konu olduğu tartışmalarla bir kez daha gösterdi ki, resmi tarih yeniden yazılmalı.

Çünkü bu tarih, hem yazdıkları hem de sakladıklarıyla çok düz bir tarih. Özetle, Hür Adam, sinematografik kalibresinden daha çok, konu olduğu tartışmalarla hatırlanacak bir yapım. Bu haliyle film, epik bir uzun metrajdan ziyade biyogfrafik belgesel türüne daha yakın duruyor. Sinemanın; senaryo, dramatik yapı, hikâye, karakter tahlili vs. Bu eseri okumayanlara ise, basına yansıyan yüzeysel tartışmalar kalır sadece. İlk filmiyle Altın Portakal'da yarışan genç yönetmenlerden Erhan Kozan'ın 'Çakal' filmi, vizyonda ikinci haftasını dolduruyor.

Antalya'dan ödülsüz dönse de Çakal, oyunculukları ve yönetmendeki 'ışık'la olumlu eleştiriler aldı. Son yıllarda yerli filmlerde sıkça önümüze gelen sıkışmış, çıkışsız, 'yırtma' telaşındaki gençlere bir yenisini ekliyor Erhan Kozan. İsmail Hacıoğlu'nun oynadığı Akın, aileden göremediği desteği New Hayat Bilardo Salonu'nu işleten karanlık adamlarda arar.

Sertan Telli'ye ait senaryo, bildik sularda ilerleyen hikâyeyi farklı bir finalle noktalıyor. Gerisini, filmin yönetmeni Erhan Kozan'dan dinleyelim: Filmin hem festivalde hem gişede yarışıyor olması bilinçli bir tercih miydi?

En başından beri sosyal sorumluluktan kaynaklanan bir yanı vardı. Çakal'da anlatılan durum biraz da güncel. Görmesen de hayal edebileceğin bir yaşantı. O yüzden hem festivalde hem de gişede yarıştı. Hikâye nasıl ortaya çıktı? Üç yıl önce Cihangir'de bir bodrumda başladı. Eğitimsiz ve iletişimsiz bir çocuğun nerelere savrulabileceğini anlatmak istedik. Ben öyle inanıyorum ki her zaman için ikinci bir şans var. Ve yukarıdaki öyle adaletli ki, çekemeyeceğin yükü üstüne vermiyor.

Ama biz biraz kolay yolları seçiyoruz. Kolay paraya ve üne sahip olmak istiyoruz. Biraz sisteme havlayan bir köpeğin filmi Çakal. Diğerlerinden farkı nedir Akın'ın? O iki film de toplumsal bir etkileşimle, yaşadığımız çevreyle ilgili.

Akın'ı iç sesleri farklı kılabilir. Biz belli bir semtteki değil herhangi bir sokakta görebileceğiniz çocuklardan birinin kafasına girdik ve onu anlattık. Son yıllarda özellikle genç yönetmenler, karanlık hikâyeler anlatmayı tercih ediyor. Nedir gençleri bu hale getiren? Biraz eğitimsizlik, biraz sevgisizlik, biraz iletişimsizlik. Akın, kendi akvaryumunu kurmaya çalışan bir balık aslında. Onun tek derdi bir yaşam alanı. Yeni bir başlangıç herkesin hakkı.

Sisteme karşı bir vicdan ve dostluk önermesi var aslında. İlk uzun metrajlı filminizde Erkan Can ve Uğur Polat'la çalışmak nasıldı? Neredeyse her şey hazır geliyor, hikâye bile ajanstan geliyor, siz çekiyorsunuz. Ama sinema filmi ciddi bir zaman, emek ve sabır istiyor. Bir de ilk filmimde böyle usta oyuncularla çalıştığımı düşününce monitörün başındaki halimi siz düşünün artık! Çakal da bu gruptan. Filmi çekerken gerçekliğin dozajını ayarlama üzerine düşündünüz mü?

Akın'ın gittiği Hayat Bilardo Salonu'nun yerine bir çiçekçi koyun yine bir şey değişmeyecek. Zaten sorun iletişimsizlik. İster istemez küfür girecektir. Bir de filmde konuşulanlar küfür değil, sokak dili. Bundan sonra da böyle karanlık öyküler, sert filmler mi izleyeceğiz sizden?

Ben kara filmi seviyorum. Ama çok zor bir kulvar.

  Bu Blogda Ara

Ayrıca zarar da vermiyor. Erkek arkadasim degil, gorusuyoruz, bi tane fotografini istesem kirmazsin dimi beni diyor. Diyorum bu aksam goruscez zaten fotografi napicaksin, neden istiyorsun, daha fazla gormek istiyorum seni diyor, ben anlamadim. Nesini çözemedin ki? Yazıyor sana bariz. Zaten "daha fazla gormek istiyorum seni" demiş, daha ne desin? Yazmasi disinda aklina ne geldi cok merak ediyorum. Anladin da bize onaylatmaya mi calisiyorsun yoksa? Arkadaslar yazdigini ben de biliyorum, onda sikinti yok, fotografi whatsapptan istiyor.

Benim anlamadigim zaten bu aksam goruscez, whatsappta profil fotom var. Bu benim fotogrami neden istiyor. Daha fazla gormek ne demek? Arkadaşlarına falan gösterecek olabilir. Yahu whatsapp'taki fotoğrafını ne yapsın, o ona özel değil ki, herkesin gördüğü profil fotosu. Sen "açık saçık foto istiyor"a mı yoruyorsun yoksa "daha fazla görmek" diyor diye? Ben öyle olduğunu sanmıyorum. Seninle değilken bakacağı ve özel olarak ona yollayacağın fotoğraf istiyor.

Normalde fotoğrafını görmek cok da umrunda degildir. Tek amaci sana su mesaji vermek: Senden fena halde hoslaniyorum ve bunu anlamani istiyorum. Bir nevi nabiz olcme. Neyi anlamadin? Whatsapp profil foton sadece yüzünü gösteriyorsa, vücudunla ilgili boy, kilo vs. Bilgi sahibi olmak istemiştir. Akşamki görüşme için ön bilgilendirme gibi düşün. Beğenirse sana laflar hazırlayacak belli ki. Şişman olup olmadığını anlamak istiyordur. Ona göre yürüyecek. Zamanı verimli kullanmak istemiş. Kendi bilgisayarımı işe götürüp kullanırım.

Kendi kırtasiye ekipmanımı kağıt, kalem, defter, zımba, delgeç, dosya, spiral, seperatör vs alıp kullanırım. Kendi koltuğumu alırım kullanırım.

Hepsini yapmışlığım var. Bende olanın çok daha güzelinden verdiler. Daha dün yaptım. Geçen hafta yaptım. Gerçi o çok fedakarlık değildi, ama fedakarlık olarak saçmasapan işler için yapmışlığım da var.

Hatta ülke dışı reklam için de yaptım. Çok gerek kalmıyor ama yapılır, zor değil. Fedakarlık-mecburiyet çizgisinde gidip geliyorum. Benim işimde bunlar işten ve kurumdan çok kendine yatırım olduğundan olabilir. Sadece 4 ve 6'yı yaparım. Hepsine hayir. Ucret karsiligi emegimi satiyorum, fedakarlik da nesi. Hepsine hayır. Ama mecburiyetten 6 yı bazen yapıyorum.

Bundan bi 5 sene önce çoğunu yapıyordum. Büyük konuşmak gibi olmasın ama iş için 1 liramı vermem. Versem de masraf formu doldururum turkuaz. Kendi işim değilse fedakarlık yapmam. Zaten tum gununu ve enerjini iş için harcıyorsun. Hepsi evet. Not: Doktorları dövmeyin.

En büyük fedakarlığım; çok çok acilse yarım saat geç çıkarım. Freelance çalışıyor isem evet, değilsem hayır. Kalem, deftere evet; diğerlerine hayır. Bir koltuğum o kadar rahatsızdı ki bel ağrısından dolayı bunu yapmayı gerçekten düşündüm; ama hayır. İşe gider gelirken evet; işin icrası için binmem gerekiyorsa hayır. Normalde yemek paramı kendi cebimden ödüyorsam iş gezisindeki yemek masrafımı da şirketten talep etmem. Telefon evet, internet de yazışmalarla sınırlı olarak evet.

Evleneceğim adamın ruhsat törenine gidemedim yahu ben, kanserden ölen anneme bakmam sebebiyle çok izin kullandığım gerekçesiyle. Halen o an istifa etmememin pişmanlığını yaşıyorum, o törene katılamamış olmamın ağırlığını taşıyorum. Allah belasını versin pislik, bencil patronların.

Herkese merhababir kaç ay önce bir psikiyatriste "mutsuzluk, hiçbir şeyin tatmin etmemesi,neden yaşadığımı bilememe" şikayetleriyle gittim. Herkese merhaba bir kaç ay önce bir psikiyatriste "mutsuzluk, hiçbir şeyin tatmin etmemesi,neden yaşadığımı bilememe" şikayetleriyle gittim.

Gerekçe: Soruya cevap değil. Moderatör Notu: [yok] Bir hata olduğunu düşünuyorsanız kendisine mesaj göndererek durumu bildiriniz, bu mesaja cevap yazmayınız. Detay Silinen Cevap: yok senin yola çıkmanı bekliyorlar hala Başlık: yarın çanakkale'den istanbul'a gideceğim sizce yollardaki manyak sürücüler evine gitmiş midir?

Bence degil. Sitenin amaci sorulari cevaplandirmak eyvallah da geyik de mi yapmayacagiz? Bence de soruya cevap değil ve normal. Keşke mod olsam. O yüzden seninkinin silinmesi normal bence. Açıklayayım: 1 Ben duyuruda geyiğe karşı değilim. Ancak bu bize karşımızdakilerle kafamıza göre dalga geçme hakkını vermez. Umarım açıklayıcı olmuştur. Kafaya göre kural yaratan yok, varolan kuralı uygulayan insanlar ve asla memnun olmayanlar var.

Her nedense hiçbir koşulda memnun olmayan kesimin üslubu da hep böyle kaba saba, seviyesiz ve saygısız çizgide. Bu yüzden de kimin mantıklı, makul yaklaşımlar sergileyerek iyi bir şeyler yapmaya çalıştığı; kimin ortalığı yalnızca karıştırma amacı güttüğü de belli oluyor. Yine mantıklı insanlar da bu iki kesim arasındaki farkı rahatça anlıyor.

Bence silinen her cevapta "bu cevap silinmeli miydi" diye yeni bir duyuru açmak yerine önce aranızda bir karar verin. Şikayetlerin hepsi bu tarz dalga geçen cevaplarla, türlü trollüklerle, küfür, hakaret ve cevaplar arası ego savaşının üst seviyede olmasıyla, kalitesiz yanıtlarla ilgiliyken; cevabının silinişini hazmedemeyen kesimin bu tarz çıkışları kafa karışıklığı yaratıyor yok yere.

Bu Kişilerin sayısı çok da değil; birkaç hesap birden alarak, farklı kişilermiş gibi milleti galeyana getirmeye çalışanlar da var : Neyse, konu nereden nereye geldi. Ben soruya yanıt verdiğimi düşünüyorum. Duyarlı tüm dostlara çok teşekkürler.

Hahaha :D benim, yaptığım bir hatayla ilgili kabullenme ya da özür dileme problemim olmadığını buradaki çoğu insan bilir.

Saygısız, seviyesiz üsluplu insanlara kendimi daha fazla anlatmaya çabalamayacağım. Eğer duyuru sahibi verilen cevabı kendine saygısızlık olarak görmüşse ve o cevabı kabul etmeyip üstüne bir de ispiyonlama gereği duymuşsa o cevaba karşı kurallar çerçevesinde adil bulduğum tutumu sergilemek de benim görevimdir. Buna karşılık, zannediyorum ki site sahibi de dahil kimsenin bireysel olarak gereksiz bulduğu bir soruyla "bu ne gereksiz bir soru" diyerek dalga geçme hakkı yoktur.

Boşuna element uydurmayın. Iyi akşamlar. Judagor burası bir "soru sorma" sitesi. Farkındaysan " bireysel olarak gereksiz bulduğumuz sorularla dalga geçme hakkını kendimizde bulamayız" diye özellikle belirttim. Sense bunu bile çarpıtma peşindesin. Umarım çarpıtma peşindesindir yoksa yazılanları anlamaktan bu derece uzak birisine cümle kurmaya devam ettiğim için üzüleceğim. Yani burada benim "bana göre ne kadar gereksiz bir cevap" diyerek bir cevap silmem söz konusu değil.

Ortada 1 bir cevap yok, 2 cevap niyetine yazılan şey karşıdaki kişiyle sadece dalga geçiyor -ki bunu yazarın kendisi de "öyle saçma soruya böyle cevap verdim" diyerek kabul ediyor zaten, 3 Haklı bir gerekçeyle bu cümle ispiyonlanıyor. Ve ben buna kayıtsız kalırsam asıl o zaman adaletsiz olurum çünkü yarın bir gün kan aradığın, hastalık sorduğun ya da senin için önem teşkil eden herhangi en ufak bir konuda seninle dalga geçenler olursa "aa ama teknik olarak bu da bir cevap aslında eheh" diyerek onlara da elimden bir şey yapmak gelmez.

Burada hastanelik insanlarla dahi dalga geçildiğine de bir sürü kez şahit olduk. Bu sitenin amacını anlamak lazım. Burası bir "karşıdakine haddini bildirerek ego tatmin etme", "dalga geçerek cool gözükmeye çalışma", "zaman ölsün diye sonsuz saçmalama" sitesi değil. Bu da kurallarla açıklanmış. Uymazsan silinir. Bu kadar basit. Herkes insan, herkes hata yapar.

Benim bu konuda bir hatam yok. Hala inancınız tamsa konuyu daha üst mercilere taşıyınız. Uzun uzun yazmadığın gibi okuyamıyorsun da belli ki. Haydin sana qeyfii forumlar. Siz Moderatör olma işini gözünüzde ne kadar büyütüyorsunuz yahu? Bende bir değişiklik yok. Duyan da dünya başkanlığı zannedecek moderatörlüğü, ne iktidarından bahsediyorsunuz? Trollükle işi olmayan kimselerin de yaptığımı gördüğüne inanıyorum. Son cevabımdır. Herkese iyi geceler. Araya "Arkadaş topladı da geldi" izlenimi vererek girmek istemezdim.

Öncelikle cekilmis gayfe'ye cevap vereyim. Aynı şekilde, ortada "Neden dünya dönüyor" diye bir soru olsa ve "Sen sorasın diye" bir cevap olsa, onu da "Soruya cevap değil"den silerdim.

Tipi cevap, kendi değil çünkü. Formata uymak "yetmez ama evet". Şu duyuruda aychovsky yerine pandispanya yazmasının tek nedeni, benim o saatte yolda olmam. Küfürlerin yasaklanması ile ilgili şunu yayınladık, 10 gün kadar tepede idi. Artık küfür ve hakaret yasal, doğru bu. Bu da ortak bir karar. Ben yazdım diye benden çıkmadı özetle.

Buna siyasi tartışmalar ile başladık, çünkü en yoğun tartışmalar oradaydı ve duyurunun sonunda da göreceğiniz gibi siyasi duyurularla kısıtlı olmamasını belirttik.

Kişi bir yandan soruya cevap veriyorsa, soru ile de ilgiliyse, konusu açılmışsa, pipi boyunu bildirebilir. Yalan olup olmadığını bilemeyiz, incelemedik, görmedik. Güveniyoruz şimdilik, yirmisantim'e güvendiğimiz gibi. Tabii cevabın içeriğine de bakmak gerek. Yanlış buluyorsanız ispiyonlayınız, internet kullanıcısı iseniz mesaj atınız, silmezsek ve haklı iseniz hesap sorunuz.

Cevap alamadıysanız kıdemli modlara gidiniz, onlar kan bile alır bizden. Silinmeyi hak ediyorsa silelim. Neyi silip neyi silmediğimizi bilelim. Bazı şeyler bir iki gece kalıp asabınızı bozuyor olabilir. İspiyonladığınız halde silinmiyor olabilir, biz toplaşıp onların üstünde tartışıyoruz.

Kızabilirsiniz bize "5 gün silinmemiş, şimdi silirse ne olacak" diye, haklı da olursunuz; ama bazı konular fazla kaygan, sınırın nerede kesileceği çok bulanık. Toplaşıp arpacı kumrusu gibi düşündüğümüz de oluyor. Hepimizin farklı tutumu var, doğrudur. Hatta gün içinde bile farklı tutumlar gösterebiliyoruz. Ama çok büyük sapmalarımız yok. Bunları standartlaştırmak en büyük hedeflerimizden biri. Bunun için hem compu'den hem sizden yardım isteyebiliriz yeri geldikçe.

Size tek bir şey söyleyeceğim, hatta yalvaracağım; ne olur ama ne olur yapıcı olun. Yanlış yapabiliriz, siz de yapabilirsiniz; ilk önce bir derdinizi anlatın. Açıklamaları kabul etmek zorunda değilsiniz, tartışmaya da açabilirsiniz. Sine-i millet karşısında hesap da verelim. Eğer haksız yere bir silinme durumu varsa, ilgili mod'a sorduktan sonra yanıt almazsanız ve verilen yanıt tatmin etmezse, neden sormayasınız.

Biz de halka açık şekilde cevap veririz. Doğrudan duyuru açarsanız, açabilirsiniz, karışamayız; ama ara bir basamağı atlamış oluyorsunuz. Önce bir deneyin efendim. Herkes sinirlenmiş, kızgın yerlerimize soğuk su dökerek hayatlarımıza devam edelim. Sorudan anladığım şu: "Tatilin son iki günü sürücü sayısı çok oluyor, haliyle acemisi, kasaptan ehliyet alanı çok oluyor ve çok sayıda kaza haberi alıyoruz.

Şimdi yola çıksak ne kadar risklidir? Yollar tenhadır artık, o açıdan risk daha azdır ama tenha yolda manyak şoförler daha manyak kullanır trafik olmadığından, yine de dikkat edin".

Ben soruyu fazla irdelemiş de olabilirim ama bir arkadaşım gelip bana bunu söylese böyle anlarım. Konuyla ilgili hiçbir tartışmaya girmeyeceğim, yalnızca bu konularda duyuru açılması hususunda beni senin gibi yanlış anlamış bir kitle varsa bunu düzeltmeye geldim. Ben "her cevabı silinen yeni başlık açacaksa" derken, kesinlikle kimse hakkını aramasın demedim, asla da demem. Yalnızca kurallar belli. Silinen cevabı bildiren mesajda bile "bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız ilgili moderatöre mesaj atınız" diyor.

Yani bunu sorgulama kısmıyla ilgili bir sorun en başından itibaren zaten yok. Bu kişi bana mesaj atsa; ama ben cevap vermesem ya da kötü bir üslup kullansam ya da bir şekilde verdiğim cevaptan tatmin olmasa ve başka insanlara da sorma gereği duysa elbette artık bir sonraki aşamaya geçebilir ve bir duyuru açarak bunu halka açık şekilde de sorgulayabilir. Ama bulunduğu yerin kurallarına hiçbir şekilde uymayıp, daha sonrasında beğenmediği ilk durumda bu şekilde bir yaklaşım sergilemek tam anlamıyla riyakarlık oluyor.

Benim cevap vermediğim, hesabını vermediğim, oturup güzelce anlatmadığım ya da yanlış bir karar verdiysem özür dilemediğim tek bir örnek bile yok. Çoğu zaman bir şeyleri silmemek adına ilgili kişiye mesaj da atarım "bakın şurayı düzeltin isterseniz cevabınız boşa gitmesin" diye. Bu benim özverim bizim özverimiz ama burada silinen cevapta "bir hata olduğunu düşünüyorsanız moderatöre mesajla bunu bildiriniz" diyorsa önce lütfen bunu bir deneyesin yahu. Kararı beğenmeyen her adam bunun için özel duyuru açarsa günde 30 tane "bu cevap silinmeli miydi" sorusu okursunuz ve bu size normal mi gelir?

Duyuru asıl amacını kaybetmez mi? Bu da sonsuz bir kaos ortamı ve yine sizin huzurunuzun dört bir koldan azalması anlamına gelir. Bahsettiğim şey buydu. Yalnızca bu site için geçerli değil; içinde bulunduğumuz her ortamın, her düzenin bir kuralı, bir "oluru" var. Buradaki "olur" saygısız üsluplarla kaba saba hesap sormak, yermek demek değildir; çünkü o zaman bunun adı "hak aramak"tan çıkar. Burada hiçbirimiz düşman değiliz, genel adı farklı olan "kullanıcıların" birbirine düşman olmasını gerektirecek hiçbir durum yok.

Doğru tutum ve davranışlarla aşılamayacak kadar büyük sorunlar yaşamamızın imkanı yok. Bahsettiklerim genel olarak bunlardı. Umarım daha doğru anlatabilmişimdir. İyi günler. Yollardaki manyak sürücüler derken kimin kastedildiğini anlayamayan arkadaşları şu haberlere davet ediyorum: 1 www.

İlgili kişi de bu tehlikeler geçmiş midir yoksa insanlar hala dönüş yoluna geçmeye devam ediyor olabilir mi diye hali hazırda yollarda olan ya da daha önceki senelerden dolayı kendisinden daha fazla tecrübesi bulunan insanlardan fikir ve yardım istemiştir. Burada normal olmayan tek şey soruyu anlamamak ve anlaşılamayan soru üzerinde laf olsun torba dolsun diye bir şeyler yazmak konusunda ısrarcı davranmak ve karşıdaki adamı küçümsemektir.

Jugador, bahsettiğin cümle, daha önce de zaten kez söylediğim gibi, "bu soruya bir cevap değil". Bu soruya hiçbir yardımı dokunmadığı gibi, soruyu soran kişiyle de açık bir biçimde dalga geçiyor.

Bu iş bu kadar net. Benim cevabımı anlayamayacaksan, git bu konuyu manipülasyona uğratmadan, ayrı bir anket olarak açıp araştır; ya da çık sokağa, kişiye sor ve en popüler cevabı ara. Sana cevap vermemişim gibi de yalan söyleme. Ben sana hakaret de etmedim. Çakal, kurnazlığıyla tanınır ve çakallık etmek deyimi de tıpkı senin yaptığın gibi türlü hile ve çarpıtmalarla kendine fayda sağlamaya çalışan kişiler için kullanılır. Özür konusunda bu kadar hassassan kendi hakaretlerin ve tavrın için özür dileyerek başlayabilirsin.

Cevap veremediğin her yerde bel atlı vurmaya çalışarak olmaz, şov amaçlı bu kadar da saçmalanmaz judagorcuğum. Ben senin tarzını anladım. Birazdan cımbızla seçtiğin kelimeleri kendince birleştirerek onlardan yepyeni bir hikaye yaratır, cevabı elli kez verilmiş soruları tekrar tekrar sorar ya da karşılığında verecek bir cevabın kalmadıysa bel altı vurup dikkatleri başka yöne çekmeye çalışırsın. Bu yüzden şu an cevabını almadığın bir sorun da kalmadığına göre ben sana bir kez daha yanıt vermeyeceğim.

Hala tatmin olmadıysan konuyu üst yönetime taşımanı ve hakaretim için de beni savcılığa şikayet etmeni öneririm : Sağlıcakla. Utopia-Thomas More harvey. Hayaller gerçekleşirlerse hayal olurlar mı ki?

Hayalim yok : mistreated. Bir kismi evet bir kismi hayir ama genelde evet. Genelde gerceklesiyor. Cok ucuk hayaller kurmuyorum zaten. Yani ben şu son 6 ayda anladım ki; sabırlı olmak, aceleci olmamak gerekmiş. Olması gerektiği vakit oluyormuş.

Ve de çok net bir şey söyleyeyim; Siz olayları çabalarınızla geliştiremiyorsunuz, olaylar, hayaller kendi kendine gelişiyor ve siz kendinizi içinde buluyorsunuz. Tam bölümü hatırlamıyorum ama bir şey teorisi miydi neHer seçim ayrı kaderler oluşturur temeline dayanıyordu galiba.

Adam yol ayrımına geliyor sağ mı sol mu, seçim yapıyor. O anda adam 2 ye bölünüyor sahne vardı böyle. Neydi orada işlenen teori? Tam bölümü hatırlamıyorum ama bir şey teorisi miydi ne Her seçim ayrı kaderler oluşturur temeline dayanıyordu galiba.

Paralel evreni isledikleri bi bolum vardi. Bölümü izlemedim de, anlattığınız mevzu paralel evren. Film olarak Sliding Doors var; tam dizinin anlattığınız bölümü gibi ilerliyor. Lola Rennt de var. Kelebek etkisi de biraz bununla alakalı. Onunla alakalı da Butterfly Effect var film. Evet millet önerileriniz önemli benim için. Ne isim koysak olur bu stüdyo? Spectre sound. Cok sevdigim bir sahibi var youtube videolarindan bildigim. Youtubedan bakabilirsin belki fikir bile verir cok guzel laflari olabiliyor.

Spectre sounds zaten kullanıyor biz nasıl kullanalım bu ismi : papa sekizinci sarampol. Yav hocam o taa allagin kanadasinda kullan nolacak en kotu mail at ben de kullanabilir miyim tr'de diye : floydian. Biz de hayal gücü yok arkadaş. Pertiz hepimiz : papa sekizinci sarampol. Kök olabülü?

Hayal gücü dediğim frp dünyası be dostum. Yoksa music tree gayet güzel bir isim, senin canın sağolsun. Boiling strings. Al sana hem alakali hem komikli isim floydian. Doğru söylüyorsunuz, öncelikle mekan Van'da açılacak ve burada Metal Müzik başta olmak üzere hard rock, grunge, vs.

Hem ders verip hem de kayıt ve prova alacağız. Stüdyonun ekipman ve konseptini tamamladık. Kabaca Sadece ismi koymak ve başlamak kaldı diyebiliriz. Bir metal müzik dinleyicisi olarak illaki bunun içinden bir şey olsun istiyorum fakat insanları da ürkütmeden stüdyoya çekecek bir isim arıyorum : Bu arada Whimsical'in tavsiyesini değerlendireceğim gayet mantıklı bir öneri.

İphone safaride evde değilken araştırıp incelediğim her konunun evdeki ipadimin safarisindeki historyde görünüyor olması mahremiyet sınırlarımı zorluyor. Neden böyle yapıyor ve nasıl değiştirebilirim? Aynı Apple kimliği kullandığından olabilir. Ayarlardan iCloud'a girip Safari'deki tiki kaldırın. Facebook'taki bir paylaşımımın altına yorum olarak atmış. Paylaşımım da Youtube'daki ilk videom falan gibi bi şey. Bu sahneyi hatırlayamadım o yüzden anlamlandıramadım. Caps: scontent-fra Arkadasin uyuz biri bence o kadar.

Paylastigi videoyu begenlememis siklememis o yuzden kemal sunal yollamis. Ben senden üstünüm demek istiyor. Demek ki değil. Sil yorumlarını da onu da bence. Edit: Kendimle çelişmiş olucam ama goodz haklıdır belki. Edite edit: goodz haklı. YouTube'dan para kazanacağını ima ediyor. Her ikisi de para ile alakalı. La haine La jetee lesmiserables. Tabii ki the game. Nueve reinas bigbadabum. The game, oldboy kesinlikle izlenmeli Korkulu tercih edilirse the skeleton key da guzeldir lyh.

Kez yazılıyor ama the game anily. Blade Runner whimsical. Sopranosu izledim ondan sonra mad men e baslamistim. Six feet under 've suits I listeye aldim tesekkurler playingstaragain diziye devam etmelisin, en iyi sezonlari izlememissin bile bonifas. Rescue Me'ye de bir bakın. Bende ilk sezonu izledim, fakat ilerleyemedim bonifas. Hayatınızda bi boşluk hissediyor musunuz hala? Ciddi anlamda bırakmak istiyorum ama sonrasında hayatımda oluşacak boşluk hissi biraz korkutuyor açıkçası.

Özellikle de yemeğin bitişini heyecanla bekleyip yakılan ilk sigara! Temiz havayı içine çekmek bile o boşluğu fazlasıyla dolduruyor. Bir an önce bırakmalısın. Yemeğini ye, hemen 15 dakikalık ufak bur yürüyüş yap. Ne bileyim merakın varsa al eline autoshow falan oku ufak ufak. Yapacak şey çok. Türk Kahvesi için yemeğin üzerine, onu da heyecanla bekliyorsunuz.

Bir zaman sonra yemekten sonra sigara ictiginizi unutuyorsunuz. Doldurulacak bir bosluk kalmiyor yani. Ama tabi bu dedigim kisiden kisiye degismek suretiyle 4 ay ile 1 yil arasi olabilir.

Sigarayi birakmayi planliyorsaniz bu surecin uzun bir surec olacagini unutmayin. Aylarca hatta 1 sene dolmasina ragmen hala caniniz cekecek. Ama istek bastiralbilir seviyelere gelecek ve zamanla 0'a yaklasacak. Hayat sigarasiz daha guzel. Benim gecici cozumum naneli seker ve naneli sakiz idi. Ilk zamanlar yardimi oluyor. Champix'i de arastirmani tavsiye ederim. Tanışıyor muyuz? Bir şey daha geldi aklıma: Bir liste de neden sigara içtiğinizle ilgili yapın ve o listedekileri bir bir çürütün. Mesela o listede "Sigara içenler karizmatiktir" yer alıyorsa onu "Her sigara içen Clint Eastwood, Ayhan Işık değil ki; bizim bakkal Mahmut da içiyor" şeklinde yanlışlayın.

Güzel, kalıcı ve insanlara faydalı bir Youtube kanalı açmayı amaçlıyordum ve sonunda bunu yaptım. İlk videomu çekip, montajlayıp yayınladım. Sizce nasıl olmuş? Lütfen zamanınız varsa hepsini izleyip, göze batan noktaları ve yanlış yaptığımı düşündüğünüz yerleri bana bildirin. Şimdiden teşekkürler. Ayhh en gıcık olduğum şey! Türkçe'de sözcükler yazıldığı gibi okunmaz. Değil demeyin. Metin güzel, sıkmıyor, dinlenesi olmuş lakin tonlaman daha çok Gerçek Kesit'in hikaye anlatıcıları gibi olmuş.

Daha canlı, aktif, akıcı olmasını tavsiye ederim. Ha bir de müzik ve daha çok animasyon şart. Başka yok mu görüş belirtmek isteyen? Su ana kadar aldigim elestiriler cok yapıcı ve egiticiydi. Fon müziğini söylememe gerek yok sanırım. Daha fazla görsel öğe ve animasyon gerek.

Video başlarken seni görelim sonra hep eğlenceli görseller olsun. Bi yerden okuyor gibisin, normal konuşma sohbet havasından çok uzaksın, bu şekilde hep sen çıkacaksan ekranda, konulara önceden çalışıp samimi bi havada ee öö diyerek de anlatabilirsin. Nik straples olunca ben kız bekledim: ama kızın açacağı sayfada giysi yemek ve makyaj malzemesinden başka bi bok olmaz Üstteki eleştirilere katılıyorum. Aralarda espriler yapabilirsin i ve been mistreated.

Aslında öyle bile değil, arkadaşına anlatsan daha samimi ve izlenebilir olurdu. Özgünlük yüzde sıfır. Belgeseli izledim ampul muhabbet, yazıcı muhabbeti, apple muhabbeti tamamen belgeselden.

Biraz araştırma yapıp orijinal olacaksın. Diğerlerini yukarıda yazmışlar zaten. Beğendim ben. Bazen duraksamalar oluyor, o zamanla düzelir. Animasyon videolar eklenebilir, ilgiyi canlı tutmak için basit ve ritmik bir müzik eklenebilir. Sondaki müziği sevmedim, o kadar sessizlikten sonra ağır geldi birden. Bir de belki çılgınlık olur ama ne bileyim böyle kahve içerken, sokakta yürürken filan birden kameraya dönüp bu bilgileri aynı ciddiyetle anlatmaya başlasan bence çok güzel olabilir.

Mesela bu videoya cep telefonu konusundan giriş yaptığın için cep telefonunla konuşur gibi bir giriş yapıp, birden "kapatmam lazım" deyip, kameraya dönüp aynı ciddiyetle bunları anlatabilirsin. Absürt ve eğlenceli olur bence. Çok büyük bir araştırma yapmış gibi hangi dilde olduğu belli olmayan ve ingilizce altyazılı bir belgesel linki verip aynı şeyleri anlatmışsın demişsin.

Dostum, kasıtlı eskitme konusunda yapılmış ilk Türkçe video benim yaptığım kıçı kırık video. Hiçbir şey üretmeden karşındakine saldırmak kolay tabii. Aynı şeylermiş. Ampul ve yazıcı örneği falan aynıymış. Abi zaten kasıtlı eskitmenin anlatılabileceği en temel iki obje ampul ve yazıcı. Ne yapmamı bekliyorsun? Gidip Apple'ın fabrikasına sızmamı ve adamların ellerinde gizli kasıtlı eskitme belgelerini ele geçirip talk dirty to me eşliğinde gülerek okumamı mı?

Yapma böyle. Yapıcı ol. Bak adam yukarda ben dişlek esmer bi abiyi görmek istemiyorum dedi eyvallah. Ama sen kalkıp saatlerce emek verilerek hazırlanmış bir videoya "aynısı yaaae" diye saçma bir eleştiri yaparsan böyle uzun bir cevap yazmak zorunda kalırım. Konuyu ilgi çekici bulmakla birlikte biraz daha kısa süreli olsa daha çok insana ulaşır diye düşünüyorum. Umarım başarılı olursunuz. Bana göre iyileştirilmesi gereken yönler: 1.

Kamera açısı beni rahatsız etti. Bir kafa boyu yukarıdan konuşuyormuşsun gibi. Seninle aynı hizada olduğumuzu hissetmedim. Örnekleri kafanın iki yanından vermesen.. Biraz daha kısa olsa iyi olur. Görsel kullandığın zamanlarda çocukların o bilgiyi ilk kez senden duyuyor olabileceklerini düşünerek kullanırsan iyi olur. Böyle devam et dediklerim: 1. Eleştiri istemeni çok sevdim.

Böyle devam et. Yaşamdan örnekler güzel. Merhaba, her an her yerde elimde olduğu için çok kirlendiğini hissettiğim telefonumu temizlemek için ıslak mendilden başka bir şey kullanabilir miyim? Islak mendiller telefona değil cilde uygulandığında da hiç temizliyormuş hissi yaratmıyor çünkü bende.

Bir ara püreller vardı, antibakteriyel jel gi. Bir ara püreller vardı, antibakteriyel jel gibim bişey, ne dersiniz? Alkol zarar verebilir diye düşünüyorum aynı şekilde : Telefon temizleme mendillerini duymamıştım onları deneyeyim. Teşekkürler : nanakomatsu. Bunu nerde bulabilirim?

Bana sadece alti lazim. Markasi fark etmez ama nike yada adidasin olursa süper olur. Bunun markası adidas, ama mağazada satılıyor mudur takıma özel mi üretiliyordur onu bilmiyorum. Evet şu duyurunun sahibi: git: i. Aklının alamayacağı şeyler gelir başına. Kim olduğu bilmediğin insanlara dikkatli hitap et.

Maaiesef savcılık. Sallamamaktan değil, bize de mesaj ifşa edemiyorsunuz hukuken. Eğer bize bile ifşa ederseniz özel konuşmaların ifşasından karşıdaki kişiye bir gram haklılık payı katmış oluyorsunuz hukuki şartlar altında; çünkü hukuki bir mecra, resmi bir kuruluş değiliz.

Biz de "Görmedik ki, bakmadık ki! Kuzenim bakmış" demekten başka bir şey yapamayız. Eğer ortalıkta yazmış olsaydı "Tiz kellesini vurun" diyebilirdik ama özel mesajdan bunu diyemiyoruz. Özel mesaj ifşasının muhatabı savcılık. Benim bildiğim kısmı bu şekilde ama yine de bir toplaşalım, konuşalım, sorayım, "Abilerim, ablalarım, ne yapıyoruz" diyeyim. Belki benim bilmediğim bir kısmı vardır ya da bildiğim yanlıştır, belki kenarlardan dolaşılan kanuni boşluklu bir yanı vardır.

Soyle yapilsa 1. Kullanici bulunsa 2. IP engellemesi yapilsa 3. Tekrar uye olarak alinmasa 4. Kufur ve tehdit eden herkes icin bu durum gecerli olsa Traveller. Bu arada hatırlatayım özel mesaj ifşası da suç. Eşeğin aklına karpuz kabuğu misali oldu ama bilin istedim. Gelip hakaret edip burada halen ağlıyorsun. Senin hakaretini Meşru kılabilecek bir sebebin yok.

Ayrıca özel mesajla da bir ton insana küfür ettiriyorsun. Özel Mesajı paylaşma görüntünü aldım. Bu da bir suç. Küfürlü Ata Sözü Söyle! Küfürlü Atasözü Söyle لعب تحميل. Scorp küfürlü atasözleri لعب تحميل.

Scorp Küfürlü Sözler HD لعب تحميل. Laz Telefon Şakası Küfürlü لعب تحميل. Garfild Küfürlü Şarkı لعب تحميل. Küfürlü ege türküsü çok komik : لعب تحميل. Örümcek Adam Küfürlü. Gumball Küfürlü Çilli Bom Bom لعب تحميل. Küfurlu veli toplantısı لعب تحميل. Çilli Bom Küfürlü orjinal لعب تحميل. Çilli Bom Küfürlü Klipli لعب تحميل. Gumball küfürlü şarkısı لعب تحميل.

Çorumlu Şakir shrek Küfürlü لعب تحميل. Komik Küfürlü Film Sahneleri 1 لعب تحميل.