Sizin Öyküleriniz – Endometriozis Hastası mısın?

43231

Yürüyemiyor ve nefes alamıyordum. Buna göre hala dolaşıma girebilecek olan 4. Hayırlı akşamlar arkadaşlar. Şu an aynı şey, "bitcoin" konsepti için uygulanıyor. Hatta orta okulda ağrılarım için bir doktorun reglden 10 gün önce tuzun sıfırlandığı beslenme şeklini bile denemiştim, çok zordu ve uzun sürmedi tabi.

Spiral çıkarırken bişi olur mu

yetisiyor eskiden sadece ipi gelirdi elime simdi ise kendisi bir plastk parca ceksem gelir yani rahim agzinda aca dogru yerdemi sizce kendim cikarabilir miyim. Ayrıntılar için: infoartropodos.es Kağan Kocatepe için: infoartropodos.es Ancak bazı durumlarda spiral, rahme yapışmış olabilir. Bu gibi durumlarda spirali çıkartmak için özel yöntemler kullanılır. Spiralin spekulum. Muayene aleti olan spekulum yerleştirilir. Aynı zamanda spiralin ipleri rahim ağzından dışarıya çıkmış şekilde görülecektir. Bu iplerden tutulur. Spiralin çıkartılması çok kolaydır. Takılmasına göre kolay çıkartılır. Spiral çıkartılırken genel anestezi ya da lokal anesteziye.

Spirali kendim çıkardım. Hatta bilinçsiz, insanlıktan, islamdan uzak ailelerin ne kadar az çocuğu olsa o kadar iyidir diye düşünürüm.

selam hanımlar spiral kullanan tecrübeli hanımlara bi sorum oacak:utangac:​spiralin iplerini nasıl kontrol ediyorsunuz ve de kayarsa ipleri. taktirirken acimadi ama korkudan neredeyse olecektim o an hangi kafayla ciktim o catala hala sasiriyorum kendime. Neyse size sorum spiral. Spiral Ne Zaman Çıkarılmalıdır? Spiraller istediğiniz zaman çıkarılabilir, ancak bazı durumlarda mutlaka çıkarma işlemi gereklidir. Bir spiral kontrasepsiyon. bağlanmasına yakın derecede etkili. Spirali kendim çıkardım. Spiral t şeklindeki plastik bir aparattır. Hamilelik riskini en aza indirmekle beraber sürekli kontrol edilme gibi sıkıntıları yoktur. Peki spiral ne.

90’lar İngiltere’sinde kaçışın ve partileme özgürlüğünün mücadelesi: “Spiralled” - bant mag

Spiral çıkartma ile ilgili sorular, makaleler ve videolar uzman doktorlar tarafından öğrenmek için gittiğim doktor menepoza girmişşin dedi spirali çıkardı.ondan. Spiral çıkarırken bişi olur mu ile ilgili sorular, makaleler ve videolar uzman geldi aca kaymışmıdır bide kendim doktora gitmemden kayıp kaymadığını nasıl. alt 2 dişini 1,5 önce çıkardı toplam dişlerinin 4 tanesi çıkardı yenileri bile çıktı sizce.Spirali kendim çıkardım Son yıllarda progesteron hormonu içeren 'hormonlu' spiraller ise hem korunma hem de bazı jinekolojik hastalıkların tedavisi amacıyla tercih. Bu spiraller içerdikleri progesteron hormonu aracılığıyla etkisini gösterir ve korunma sağlar. Spiralin etki mekanizması nasıldır? Spiral rahim içine yerleştirilmesi ile. Merhaba ben 3 ay önce sezeryanla doğum yaptım acaba spiral taktırmak istesem çok infoartropodos.esç geçinfoartropodos.esmadı sprali çıkardı.ondan sonra doğum hamile kalanı duydugunu yazmıs ben bizzat kendim spıralle hamile kaldım ve. Spiral vücut düzenini bozar, haplar kilo yapar, tüylenme, baş ağrısı, hayran kaldım kendime bir yığın ders çıkardım.gönül isterki kalabalık. Kendime spiral ciltli birkaç defter aldım. Copy Report an error Masasını açtı, geçen yılın tarihini taşıyan spiral bir defter çıkardı ve sayfaları karıştırmaya başladı.

Spirali kendim çıkardım.

En İyi Kız Görüşleri Rüyada spiral görmek, rüyayı gören kişinin, kendisini kötü hissettiği bir anda bütün sıkıntılarından ve sorunlarından kurtulacağına, eline çok. infoartropodos.esında el-bileğimi kemiğe kadar spiral ile kaza sonucu kesildi. olan kaba bolume evde kendim pasuman infoartropodos.es kapandi fakat zaman doktoru ben ameliyat etti elimde mermi plastiklerini çıkardı.elim şu an iyi.

O gün annem ve eşimle pazarımızı yaptık, sonra deniz kenarında 2 saat yürüyüş yaptık ve baharın keyfini çıkardık, bu arada kendimi dinliyordum ama ne. Suan regl agrisi gibi agrim ve mide bulantim var ne zaman gecer bu.   Spirali kendim çıkardım Eğer süreklilik kazanırsa bir spiral (sarmal) gibi ekonomiyi dibe Diyelim ki Amazon apple Google ölçeklerinden faydalanarak para çıkardı ve. Karın ağrısı: Daha önce de belirtildiği gibi spiral takılması hafif ve geçici bir ağrıya Gebelik: Spiral kullanan kadınlarda dölyatağının içindeki gebeliklerin yüzde 50'​si geçti kendimi hamilelige hazırlamıştım ama olmadı sebebi ne anlamıyorum ben spirali 6 yıl kullandım ve 3 yıl önce çıkardım ve şuan hamile kalamıyorum. Lou charmelle lesbian leyen cihazların ihtiyacını ortaya çıkardı ve bu doğrultuda daha büyük veri merkezleri (datacenter) ULAM SPİRALİ ÜZERİNDEKİ SAYI İLİŞKİLERİNİN İNCELENMESİ Daha sonra kendime soğuk bir yüzey oluşturmak için araştırma yaptım. Bu konu da kendime çıkardığım ders asla doğrularından ve azmimden vazgeçmemem ve kimsenin de Taa ki yılında spiral takılana kadar. Doktorlar.

Spirali kendim çıkardım

bende gerçeklik algısı biraz kayma yapıyor, yirmi bine çıkartırım diye kendimi ikna ettim. Benim aceleciliğim yüzünden onu eksik yaptık, sonradan çokzorluk çıkardı. Çekiç, keski ve spiral kesici gücüyle yaklaşık elli metreküp kaya oyduk. Şişli bölgesinde Rahim Içi Araç(Spiral) uygulayan doktorların/uzmanların listesidir. Doktorları/uzmanları ve yorumları inceleyebilir, dilerseniz randevu.  Spirali kendim çıkardım I. Konstantinos'un yarışları seyretmek için yaptırdığı loca (Kathisma) spiral bir parça savaş gemisiyle İstanbul önlerine gelip karaya asker çıkardı ve böylece işgal edilir (“eğer bu iş hayırlı sonuçlanacaksa kendimi yeşillikler içinde göreyim. peşinde geçen yıllarına dair anılarını ilk kez geçtiğimiz yaz sakladığı kutulardan çıkardı. Kendimi aşırı erkek egemen bir ortamda gibi hissetmedim. Spiral Tribe isimli müzik ve sanat kolektifi, İngiltere'de o dönem acid house ve kulüp.

Spiralin iplerini nasl kontrol ediyorsunuz??ACL! | Kadınlar Kulübü

Köpek köpek filmleri. Tr altyazı sikiş kızı. Spirali kendim çıkardım. Konulu olgun porno filmler. Cansu dere naked. Kocamın önünde sikiştim.  Spirali kendim çıkardım  

Spirali kendim çıkardım. Spirali kendim, cikartabilir miyim? - KizlarSoruyor

  Spirali kendim çıkardım  Uyuyan annesini sikiyo

Spirali kendim çıkardım

Senin zamanında free party hareketi sınıfsal çeşitlilik, ırksal çeşitlilik ve toplumsal cinsiyet bakımından çeşitlilik adına nasıldı? Evet, doğru. Ardından birçok farklı yönde gelişti. Ve elbette sound system kültürü bütünüyle Jamaika komünitelerinin bir icadı. Kapı herkese açıktı; her kesimden insan bir araya gelir ve dans pistinde birbirine karışırdı.

Modayla ilgisi yoktu. Kılık kıyafetin bir önemi yoktu. Önemli olan doğru tutumlarda olmak, kararlılık göstermek ve dans etmeyi sevmekti. Underground free party sahnesinin toplumsal cinsiyet çeşitliliği adına da dengeli bir ortamı olduğunu düşünüyorum. Estetiğe ve tavırlara androjenlik hâkimdi. Kendimi aşırı erkek egemen bir ortamda gibi hissetmedim.

Tanıdığım kadınların hepsi tavırlarıyla çok ilham vericiydi. Aslında bu hareket, son derece politik ve devrimsel adımlar atmasına rağmen onu yaratan insanların politik olmamasıyla oldukça ayrıksı bir yerde duruyor.

Kendini politik biri mi yoksa apolitik biri olarak mı tanımlardın? Belki de hiçbiri? Havada hep bir ağırlık vardı. Thatcherizm karşısında yenik düşen işçi ayaklanmalarının ardından etrafta çok sayıda terk edilmiş bina ve kullanılmayan depo vardı. Yani benim rave dönemimden farklı bir dönem. Gençliğimde ben ve arkadaşlarım alternatif bir yaşam tarzı benimsemiştik.

Zaman zaman partilerin kendileri politik eylem olarak düzenlenirdi. Kamusal mekânların halka ait olması gerektiği idealinde ortaklaşan aktivist ve yaratıcı bir grup vardı. Antikapitalist bir bilince sahiplerdi ve dünya görüşlerinin merkezinde partileme özgürlüğü yer alıyordu.

Terk edilmiş ve işgal edilmiş binalarda raveler düzenliyor ve masraflarını yalnızca kapıda bağış sistemiyle karşılıyorlardı. Baş kaldırmayı ve haklarınız için mücadele etmeyi teşvik ediyorlardı.

İnsanlar tutuklandı ve bu baskın Spiral ekibi için çok yorucu iki senelik bir davaya dönüştü. Bu davanın neticesinde de yılında, yeni bir yasa çıkarıldı. Ayrıca işgalcilerin hakları ve protesto özgürlüğümüz de tehlike altına girmişti.

O dönemde polis partileri basar, insanları döver, ekipmanlara el koyar ve gerekçesiz tutuklamalar yapardı. Aynı günlerde ceza yargılaması hukukuna karşı eylemler düzenlenmişti. Ben ve tüm arkadaşlarım politik olarak angajeydik ve bu eylemlere katılırdık. Bu meseleler hepimiz için çok önemliydi.

Devletin yürürlüğe sokmak istediği yasaların bizleri ne kadar etkilediği gerçeğinin farkındaydık. Nitekim kitabından o günlerde makinenle fotoğraf çekmenin arkasındaki temel motivasyonun, çevrende olup bitenin gerçekliğini kaydetmek ve o anları kaybolmadan önce yakalamak olduğunu anlıyoruz.

Bu, bir yandan benimsediğin materyalist olmayan nomadik yaşam tarzı ve sürekli hareket hâlinde olmanla çok ilişkileniyor. Ama bir yandan da akılı telefonlar ve sosyal medyanın olmadığı günlerden bahsediyoruz.

Sence artık fotoğraf çekmek için benzer motivasyonların varlığından söz etmek güç mü? Sosyal medya ve yeni teknolojiler dünyayı çok değiştirdi. Artık insanların telefonları birer taşınabilir fotoğraf makinesi de olduğu için çevrelerinde olup bitenler gereğinden fazla belgelenebiliyor. Bu bence gizem unsurunu ortadan kaldıran ve doygunluk yaratan bir durum.

O dönemde selfi kültürü de yoktu. Arkadaşlarımla dışarı çıkarken fotoğraf makinemi yanıma almayı selfi kültürünün gelişmesinden sonra bıraktım. Çünkü çok sahnelenmiş ve gösteriş odaklı bir eylem gibi gelmeye başladı. Fırsatlar, ticarileşme, özgürlük, çekişme ve acımasızlık bakımından?

İngiltere basınının bunda nasıl bir rolü olduğunu gözlemledin? Zaman zaman Metalheadz, Turnmills, Megatripolis, Whirly-gig gibi mekânlarda düzenlenen ücretli kulüp etkinliklerine giderdim. Ama benim parçası olduğum yasa dışı underground free party hareketi genel dans sahnesinden çok ayrıksıydı. Rave ve kulüp kültürünün ticarileştirilmesine karşı bir başkaldırıydı. İngiltere müzik basınının çok farkında değildim.

Çünkü bizim kurduğumuz dünyanın müzik basınında bir yeri yoktu. Üyeler Ziyaretçiler. Bil Kazan Bil Kazan Kurallar, şartlar ve koşullar. Sadece Başlıklarda Ara. Kullanıcı Adı:. Ara Gelişmiş arama…. Yeni Mesajlar. Web uygulamasını kur. Kadınlar Kulübü'ne ücretsiz üye olmak için tıklayın JavaScript devre dışı bırakıldı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin. Son kullanma tarihi geçmiş, bayatlamış bir tarayıcı kullanıyorsanız.

Mercedes kullanmak yerine tosbaya binmek gibi Websiteleri düzgün görüntüleyemiyorsanız eh, bi zahmet tarayıcınızı güncelleyiniz. Modern Web standartlarını karşılayan bir tarayıcı alternatifine göz atın.

Merhaba kizlar Yavaş yavaş kilo kaybettim, iştahım kapandı, ağrı benim günüme o kadar hükmetmeye başlamıştı ki, her an her saniye onu düşünür olmuştum.

Yolda yürürken, sabah uyandığımda, akşam yatarken gurbetteki düşmanım olmuştu. İlacı kestim ve bir hafta içinde acil ameliyat oldum. Yani bir hafta bile olmadan 2 cm büyümüştü. Laparoskopik ameliyat oldum ve bu hafta kontrole gittiğimde doktorum yine meyilli olduğumu ve hemen doğum kontrol hapına devam etmemi söyledi. Bunları size yazdım çünkü bıkkınlığımı, bezginliğimi ve hayal kırıklığımı anlatmam imkansız.

Ömür boyu ben bununla yaşayacak mıyım? Kimse bana cesaretle cevap veremiyor ve kesin tedavisi olan bir yer, bir ülke varsa lütfen tavsiye edin, her şeyi bırakıp gitmeye razıyım. Hayatıma, işime, gücüme, hiçbir şeye odaklanamıyorum, beni bu hastalık obsesif bir hale getirdi.

Umarım samimiyetimden dolayı gülünç kaçmamışımdır, sadece bu hastalığın hayatımın en orta yerinde olmasından duyduğum sıkıntıyı dile getirmek istedim. Sebebinin ne olduğu bilinmese de, en büyük sebebin sadece stres olduğuna inandığım bu hastalığın, düşmanıma dahi uğramamasını temenni ederim. Bu yolda mücadele eden herkese acil şifalar ve doktorlara başarılar diliyorum. Sizinle endometriozisle ilgili deneyimlerimi paylaşmak istedim. Benim şikayetlerim 13 yıl öncesinde başladı fakat endometriozis hastalığım olduğunu 4 yıl önce öğrendim.

Lise ve üniversite yıllarımda günlük aktivitemi engelleyen, ağrı kesicilere yanıt vermeyen, şiddetli karın ağrıları, yoğun kanama ve eşlik eden bağırsak problemleri yaşıyordum. Ağrılarım gün kadar sürüyor, yoğun kanamam oluyordu. Adet bittikten sonra da batında gerginlik ve rahatsızlık hissi duyuyordum. Düzenli adet gördüğüm için kadın doğum doktoruna daha önce gitme gereği duymamıştım.

Tıp fakültesi 4. Sınıf öğrencisiyken, sık idrara çıkma şikayetiyle yaptırdığım üriner ultrasonografi esnasında iki taraflı overlerimde cm boyutlarında kitle olduğu söylenince endişe içinde kadın doğuma gittim ve böylelikle bilateral endomerioma olduğunu öğrendim, tümör olmadığı için şükretmekle birlikte geleceğim için endişelenmiştim, infertilite sebebi olabileceğini biliyordum.

Endometriozis konusunda uzmanlaşmış hocamın bana hastalık hakkında verdiği bilgi ve güven veren yaklaşımıyla kısmen de olsa rahatlamıştım. Bu hastalıkla yaşamayı öğrenmeli ve uzun vadede bir tedavi planı oluşturmalıydık. Önümüzde iki seçenek vardı ya ameliyat olacak ya da ilaçla adet kanamalarını önleyip hastalığı baskılayacaktık. Endometriozis, yumurta kalitesini bozabilir, batın içi yapışıklığa ya da infertiliteye sebep olabilirdi, ameliyat da kesin çözüm değildi, tekrarlama riski söz konusuydu.

Ginera ile tedaviye başladık, ağrılarım hafifledi, fakat ara kanamalarım olunca Visanne diye bir ilaca geçtik. Evlenmeden 1 ay önce ilaç tedavisini kestik, bu dönemde sancılı adet dönemlerim yeniden başlamış, artık analjezikleri de mide ağrılarım nedeniyle kullanamaz olmuştum. Gebeliğin de tedavi edici olduğunu düşünerek iki defa aşılama bir defa tüp bebek denedik. Başarısız sonuçlanan denemelerimiz ve bu 1,5 yıllık süreçte cm boyutlara kadar yeniden büyüyen kistlerim nedeniyle ameliyat kararı aldık.

Halen tedavi sürecindeyiz. Yukarıda bahsettiğim gibi tedavi planı hastanın şikayetlerine göre tamamen değişebiliyor, uzman hekimlerimiz eşliğinde doğru tanı ve tedavi ile ağrılarınızı kontrol altına alabilirsiniz. Tıp Fakültesi 3. Mens ağrılarım ilk regl olduğumdan beri hep çok şiddetli geçiyordu. Tıp Fakültesi 4. Bunun için rutin kadın doğum, dahiliye ve genel cerrahi muayenelerim oldu ancak hiçbir şey bulunamıyordu.

Bu ağrılar 1 yıl sonra hafifledi ve ara ara olmaya başladı. Ben de daha çok psişik semptomlar olarak değerlendirdim ve daha fazla üstüne gitmedim. Beş yıl sonra evlendim. Endometriozis düşündüğünü laparoskopi yapmak istediğini söyledi. Laparoskopi ameliyatı sonucunda 2 taraflı yaklaşık 10 cm çaplı iki adet çikolata kisti çıkartılmıştı. Evre 4 endometriozis olarak değerlendirildi ve ben resmen yıkılmıştım. Hemen IVF tüp bebek tedavisi planlandı.

Şükürler olsun ki bir bebeğim oldu. Kızım 6 aylıkken 2. Şu an kızım 8, ben ise 37 yaşındayım. Bu zorlu yolda benden desteklerini esirgemeyen doktorlarıma teşekkürlerimi sunarım. Allah hepsine uzun sağlıklı ömürler versin. Benim çikolata kistlerimi öğrenmem çok yeni… 10 gün oldu tanışalı. Yine öyledir diye düşünürken biranda yaşadığım şoku ve moral bozukluğunu anlatmak imkansız… 1 hafta içinde 5 doktor gezdim. Hepsinin farklı görüş ve önerileri vardı.

Kendi doktoruma göre acil ameliyat olmalıydım. Çünkü yaklaşık 5 ve 4 cm boyutlarında yumurtalıklarım da kistler olmuştu. Fırsat buldukça internette araştırdım, okudum ve en doğru kararın içimden gelen sesin söyleyeceğine karar verdim ve bu çarşamba günü olacağım ameliyattan vazgeçtim. Tüm bu hastalıkla mücadele edenlere acil şifalar dileyerek başlamak istiyorum hikayeme, çikolata kisti risklerinden bir olan erken adet görme durumuna bağladığım bu hastalıkla tanışmam 21 yaşımda oldu.

İlk adetimi 10 yaşımda görmüştüm ve 11 yıl boyunca neredeyse tüm adetlerim sancılı geçiyordu ve tabii ki normal kabul ediyordum, etmek istiyordum. Ayrıca iğne, kan gibi tıbbi tüm durumlara karşı ciddi bir fobim olduğundan asla bir uzmana gitmeyi de düşünmüyordum. Ta ki 21 yaşımda dayanılmaz olan ağrılar yaşayana kadar. Sancılı adete artık kusma, ateş, aşırı halsizlik eklenmişti. Adet dışında hiç geçmeyen bir karın ağrısı da bir uzmana gitmemin şart olduğunu adeta haykırıyordu.

Ve çektirdiğim ilk ultrasonda iki overde de 5 ve 6 cm olmak üzere iki kistim olduğunu öğrendim. Doktorumun ilk söylediği şey acil ameliyat olmam gerektiğiydi. Bekar olmama rağmen açık ameliyatla kistlerim temizlendi. Ancak ameliyatta açılınca bağırsaklar da dahil olmak üzere ciddi yapışıklıklar ve yaygınlık olduğu görülmüş ve mümkün olduğu kadar temizlenmeye çalışılmış ve hatta sol yumurtalığımın yarısı da çürüdüğü için alınmıştı.

Simdi doktorumun söylediği tek şey vardı evlen ve çocuk sahibi ol. Bu söylediği hem ha denilince olacak bir şey olmadığı gibi evlensem dahi çocuk sahibi olmak kesinlikle düşündüğüm bir şey değildi. Ameliyattan ancak iki sene sonra evlendim ve bu arada araştırma görevlisi olduğum ve masterıma devam ettiğim için çocuk sahibi olmayı kesinlikle düşünmedim. Gittiğim tüm doktorların yeniden kistimin tekrarladığını ve hamile kalmam gerektiğini söylemesine rağmen erteledim.

Ve simdi, masterımı bitirdim 2 yıllık evliyim, doktorama başladım ve artık anne olmak istiyorum. Elimde 2,5 cm ve 1,5 cm olmak üzere yine kistlerim, içimde umutlarım… Yarın yeni bir doktorla her türlü tedaviyi kabul ederek gireceğim bir yeni yola başlıyorum. Güzel haberler aldığım gün burada sizlerle paylaşırım, tüm çikolatalı pudinglere umut olması için, eğer olursa…. On yıllık evliliğimde iki aşılama iki tüp bebek tedavisi negatif sonuçlandı.

Endometriosiz olduğumu öğrendim ve hemen laporoskopi ile ameliyat oldum. Sonrası acilen tüp bebek tedavisi ve mutlu son. Tek bedende uç kalp atıyordu. Dünyalar benim oldu. Çocuklarım neredeyse iki yaşına girecek ama hala çikolata kist mücadelem devam ediyor. Demek istediğim inanç, çaba ve azim gerekiyor mücadele için. Öncelikle hepinize yüce Rabbimden sağlık diliyorum. Bu hastalıkla 18 yasında tanıştım ve şu an 22 yaşındayım. Öncelikle her hastalık kendince zor, ama bizimkisi ise sonucu belli olmayan ameliyat ile de tam sonuç alamadığımız, yine tekrarlama riski olan bir hastalık… Bu konuda çok makale okuyan biri olarak, artık bu hastalıkla yaşamayı öğrendim, diğer arkadaşlarımdan farklı olmayı, yaşamımın her zamanında kendime dikkat etmeyi öğrendim.

Bunları yazarken bile gözlerim doluyor, çünkü gerçekten çeken bilir bu hastalığı… 1,5 Sene önce kisti patlayan biri olarak artık bu hastalığı benimseyen biriyim ve kendime çok dikkat ediyorum: Yemek düzenimde kesinlikle tavuğa yer vermiyorum, yumurtanın ise genellikle organik olmasına özen gösteriyorum, ağır bir şey kaldırmıyorum….

Endometriyozis ile üniversite yıllarımda tanıştım. Senelerce myralon ve yasmin kullanımı ardından ağrıda azalmalar ve kistte küçülmeler başlamıştı. Çok stresli olan işimden ayrılıp 5 ay kadar prozac kullanıp soğan suyu kürü uyguladım. Sonra kontrole gittiğimde kistin görünmediğini söylediler. Ben de ilaçları bırakıp 1 sene boyunca rahat yaşadım.

Bu sene başında ise bu sefer sağ tarafta bir çikolata kisti olduğunu öğrendim. Ağrılar dayanılmaz hal aldı. Yine 6. Bazen yolda yürürken kramp şeklinde ağrılar giriyordu ve iki büklüm kalıyordum.

Bazen toplantının ortasında kramp giriyordu. Ama en zoru adet dönemlerinde, visanne kullanmama rağmen şiddetli, kusmalı ve acillik eden ağrılar oldu. Visanne ile kist biraz küçülse de ağrılar geçmedi. Doktorum tekrarlayacağını düşündüğü için ameliyat önermiyordu ama ağrılar sebebiyle düşünmeye başladım. Bu arada yine bu hastalık sebebiyle işten çıkarıldım.

Ofiste ağrıdan başka bir şeye konsantre olamıyordum. Mesleğimin de mimarlık stresle çok yakın olması, işten çıkarıldığım bu süreçte belki beni rahatlatır ve ağrılarımı azaltır diye umuyorum. Evlilik ve hamilelik düşünmüyorum. Sadece ağrılarımdan kurtulmak ve normal yaşamak istiyorum. Bu hastalığın hala belirgin bir sebebi bulunamamasını da çok yadırgıyorum. Bazen bu yaştan sonra tıp okumak ve sadece bu alanda çalışmak için doktor olmak istiyorum. İnsan hayatında ilk adet gördüğünden itibaren karnı ağrımaya başlayınca sanki herkes aynı şeyi aynı şekilde yaşıyormuş gibi geliyor.

Hele bir de aile baskısı ekleniyor üstüne ayıptır söyleme öyle her yerde karnım ağrıyor, baban duymasın en önemlisi tabii ki ağrayacak üşütüyorsun ayaklarını sıkı giyin. Sonra daha şiddetli ağrılar başlıyor ve bir gün ağrıdan bayılmak üzereyken bir cerrahi doktoruna götürüldüm ailem tarafından.

Cerrahi hekim benlik değil bir kadın hastalıkları hekimine götürün belki bir doğum kontrol hapı başlayarak rahatlatabilirler dediği anda annemin verdiği cevap ama kızım evli değil ki oldu.

Sonrasında bir yıl daha acıyla geçirmek zorunda kaldım ve sonunda 19 yaşında ilk kez ameliyat olmak zorunda kaldım. Karnımı keserek kist ameliyatı yaptılar. Sonrasında serüven başladı doktorlar doğum kontrol hapı verdi, ailem olmaz deyip kullandırmadı yaklaşık bir yıl sonra aynı şikayetler aynı yerde başladı.

Benim de sağlık sektöründe çalışmaya başlamamla bir kadın hastalıkları dokturuna gidebildim ama öğrendiğim şey bunun ENDOMETRİOZİS halk arasında çikolata kisti olarak da bilinen bir hastalık olduğu, 20 yaşında ikinci ameliyatımı oldum ve doktor ailemin yanında bu kızı evlendirin bir an önce çocuk yapsın ancak o zaman geçer dedi. Sonunda evlenecek bir aday çıktı karşıma ve ilk görüşmemizde kendimi ona ifade etmek zorunda kaldım ve sonuç hüsran çocuk yoksa bende yokum diyerek biten ilişki. Sonrasında bir ameliyat daha ve 23 yaşında evlendim tabii eşime her şeyi anlatmama rağmen ailesi çocuk istemeye başlayınca aynı serüven yeniden başladı bu sefer eşimin ailesi doktora götürdü doktor bunun çocuğu olmaz deyince başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.

Hele işte o bakışlar var ya sanki hasta değil de başka bir dünyadan gelmişim gibi hissettim kendimi. Aşılama denemeye karar verdik yapılan tüm ameliyatlar nedeniyle tüplerimin kapalı olmasına rağmen üç kez aşılama denendi tabii ki olmadı, bu sırada tekrar nüks eden kistim hayatımı tamamen olumsuz etkilemeye başlamıştı. İlişki sırasında ağrım nedeniyle eşimle sorunlarım olmaya başladı. Etrafta herkesin çocuğu olmaya başlayınca benim psikolojim bozuldu. Tekrar bir ameliyat belki tüpleri açarız deyip yapılan sonrasında altı ay kadar ağrısız bir süreç sonra gene sil baştan ve en sonunda eşime istersen boşanalım demeye kadar giden bir öykü neyseki dediğim gibi sağlık sektörünün içinde olmam belki beni biraz güçlü kıldı ve tüp bebek denemeye karar verdik.

İlkinde olmadı pes etmedim ve ikinci denememde bir kız çocuğum oldu hamlelik süresinde düşük tehlikem oldu son bir ayı hastanede yatarak geçirdim ama sağlıklı bir bebek sahibi olduk. Artık bitti dedim hani bebek olunca bitecekti ya işte o tam öyle olmadı ilk bir yıl adet görmedim ve evet çok rahat bir dönemdi ağrım yoktu sonrasında başlayan ağrılarım tekrarlayan kistim ameliyat olmayacağıma inandım, üzerine perfore oldum, acil ameliyata alındım tüplerimden biri alındı.

Hayatımda hiç korunmadım her ay belki hamile kalır mıyım diye hayal ettim ama olmadı sonuçta 5 ameliyat 1 sezeryan belki de işte ilk maceram başladığında ailem kadın hastalıklarına götürseydi tedavimi düzgün başlasaydım bu kadar ameliyat olmazdım.

Hekimden korkulmaz olduğunu çok geç anladım belki ama halen kistlerim ve ben yaşıyorum o yüzden kızım ilk adet gördüğü gün jinekoloji hekimini seçip düzenli olarak kontrole götürmeyi düşünüyorum. Öncelikle merhaba, 21 yaşındayım ve üniversite öğrencisiyim. Sürekli ağrı kesiciler kas gevşeticiler iğneler serumlarla ayakta durabildim ama senelerdir böyle olduğu için bu süreçte sadece iki kez doktora gittim ve hiçbir sorunumun olmadığı söylendi gerçektende yoktu ta ki 5 ay önce ağrıdan bayılana kadar.

Zaten hasta olduğumda da otururken bi baskı hissediyordum ama bu sefer oturduğum sandalyeden zıplamama sebep olan bi baskı oldu ve ağrıdan ayaklarım tutmadı yere yığıldım hastaneye kaldırıldım sol yumurtalığımda 8.

Ne olduğunu bilmiyodum ve dünyam başıma yıkıldı ilerde çocuğum olucak mı diye düşünüp durdum günlerce. Hastanedeki doktor kesinlikle ameliyat olmamı çok büyük oldukları için asla ilaçla küçülmeyeceğini söyledi ama annem tek bir doktorla kalmak istemedi ve beni kendi doktoruna götürdü ve yasmin kullanmaya başladım. Geceleri ağrıyla uyanmaktan, acaba patlatlar mı, sürekli ya okuldayken dersteyken karnıma ağrı girerse diye düşünmekten başka bir şey düşünemez oldum sürekli korkuyla yaşıyorum ayakta uzun süre durduğumda kasıklarımda ağrılar oluşuyor insanın hayat kalitesini düşüren bir hastalık bu ağrıyı çekmeyen bilmez.

Umarım bu hastalığın en yakın zamanda tedavisi bulunur ve bu kadar kadına çare olur. Ben ne hikayemi anlatacağım ne de bir soru soracağım. Ben sadece kızıyorum: Endometriyozis acaba gerçekten sinsi mi? Ama toplumca ne sanıyoruz: Adet ağrısı normal sanıyoruz. Ağrıdan hastanelik olunsa; yok evlenince geçer vs. Oysa endometriyozis geldiğini çığlık çığlığa bağırıyor o sırada… Ve bir de toplumca hormon fobigiz! Oysa hele genç yaşlarda çok güzel bastırabilir bu hastalığı…Daha ilerlemeden….

Yok ama yok! Duymayız… Duymak istemeyiz… Ne yazık! Lise yıllarımdan itibaren ağrılı Regl dönemi geçiriyordum. Reglinin ilk 2 günü ağrıdan neredeyse ölecek gibi oluyordum. Apandisit korkusuyla acile götürüldüğüm bir gün yumurtalığımda kist olduğunu öğrendim. Bu süreçten sonra endometriozisin ne olduğunu bilmeden sadece doğum kontrol hapları kullanarak hayatıma devam ettim.

İki yıl önce yüksek ateşle hastaneye kaldırıldım. Yapılan tetkiklerde sol böbreğim neredeyse dört kat büyümüştü. Endometriozis yüzünden idrar kanallarımda yapışıklık olmuştu. Bu teşhis böbrek ameliyatım sonrası alınan dokuların incelenmesiyle konuşmuştu.

Özel bir hastanede sırf iz kalmasın diye ekstra bedeller ödeyerek robotik cerrahi yaptırmıştım. Üstelik doktorlara ameliyat öncesi kistlerim olduğunu belirtmiştim. Ama ürologlar sanırım endometriodan bir haberdi. Ameliyat sonrası beni kadın hastalıkları için yönlendirdiler. Aynı hastanede çalışan kadın Doğum uzmanı bu durumu bir skandal olarak nitelendirdi. Cerrahi sırasında bu dokulara kadın sağım tarafından müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.

Aynı hastanenin doktoruydu bunu söyleyen. Başımıza ne geldiğini anlamadık. Şikâyetlerimi anlattım ve bana önce kistimi alıp sonra Ivf deneyebileceğimi, bu sayede hem ağrılarımdan kurtulup, hem de tüp bebek için ön hazırlık yapılabileceğini söyledi. Hem akraba olması hem de doktorun isim yapması çok ünlü bir Prof doktor sebebiyle güvendim ve kapalı ameliyata girdim. Ameliyatı yılımda özel bir Üniversite hastanesinde oldum. Ameliyat sonrası karnım şişmeye başladı gaz çıkışı olmadı. Bu arada sürekli röntgen çekiliyordu.

Yürüyemiyor ve nefes alamıyordum. Ameliyat sonrasında 3. Ameliyat sonrasında karnımda koca bir delikle çıkmıştım. Artık kolostomi torbam vardı. Bağırsaklarım delinmişti. İki ay önce yapılan böbrek ameliyatım boşa gitmiş ve böbrekte de kaçak oluşmuştu.

Bağırsak ve rahim arasında Fistül oluşmuştu. Bu arada 2 operasyon daha geçirdim. Çünkü açılan ilk kolostomi yeri yanlıştı ve bağırsak çürümüştü. Sonrasında açılan kolostomilerde çare olmadı. Her gün daha çok eriyordum. Ölmeyi beklemeye başlamıştım. Ateş, enfeksiyon ve üzerine bacağımdan akciğerlerime pıhtı atmıştı. Bu 5 aylık süreçte kist ameliyatımı yapan Prof doktor artık beni ziyarete gelmemeye başlamıştı. Hastanede refakatçilerimden kaçıyordu. Hastaneden ev izni alarak kaçtık ve diğer özel hastaneye geçtik.

Üstelik sadece 1 kez tomografiye girmiştim. Hastanede ise günde neredeyse kez tomografiye giriyordum ama kaçak bulunamamıştı.

Açık ameliyatım tam 11 saat sürdü. Hayati tehlikem vardı. Önce böbrek sonrasında da bağırsak ameliyatı oldum. Aslında yapılması gereken kolostomi değil ilestomi ameliyatıymış. Açık ameliyat öncesinde pıhtı sebebiyle venakava filtresi takılmıştı. Günden güne iyi olmaya başladım. İlestomi kapama ameliyatından önce geçici olarak takılan venakava filtresinin içimde unutulduğunu öğrendim.

Takıldıktan 4 ay sonra önce çıkartmak için hastaneden beni aradılar sonra gün vermelerini beklerken, uzun süre içimde kaldığı için artık çıkartılamayacağını söylediler. Başıma gelen son talihsizlikte bu oldu. Artık filtre çıkartılamayacaktı ve ben ömür boyu kan sulandırıcı kullanmak zorundaydım. İlestomi ameliyatım başarıyla tamamlandı. Sonrasında 3 farklı özel hastanede Ivf bölümüne başvurdum.

Filtrem ve geçirdiğim operasyonlar sebebiyle yumurta toplama, hamilelik süreci ve Doğumun benim için çok riskli olduğunu söylediler. Bu arada ameliyatlardan sonra ay regli olmamıştım. Regli olmaya başladıktan birkaç ay sonra kistim tekrarlamıştı. Ayrıca amh değerim çok düşüktü.

Hayatım boyunca en az kadın Doğum doktoruna görünmüşümdür. Bunlar özel hastanelerde çalışan doktorlar. Kistlerimi kontrol ettirmek için düzenli olarak doktora da gittim. Peki niye kimse beni uyarmadı? Bu hastalık hakkında doğru bilgilendirmedi. Şuanda anne olma hakkım elimden alındı. Hayatımı riske atmam gerekiyor. Bu yüzden herkesin bilinçlenmesini istiyorum. Endometriozis hastalarının, kadın Doğum doktorlarının, ürologların ve diğer branşlardaki doktorların.

Çok mu şey istiyorum? Benim yaşadığım psikolojik yıkım, ailemin ve çevremdekilerin yaşadığı manevi kaybın karşılığı ne olabilir? Hiç birşey! Şuanda doktorlara olan güvenim oldukça az. Artık opere edilme şansım yok çünkü çok riskli. Kistim var ve kendi adıma mücadele edecek gücüm yok.

Şuanda hangi doktorla yoluma ilerlemeliyim bilmiyorum. Vissane kullanıyorum ve 8 aydır regli görmüyorum. Bu yüzden kistim sorun çıkartmıyor. Çok korkuyorum hem kendim hem de bu hastalığı taşıyan ve farkında olmayan tüm Kadınlar için. Hikayemin herkese ulaşmasını ve farkındalık yaratmasını istiyorum.

Endometriozis cerrahisi halk arasında kapalı ameliyat denilen laparoskopik yöntemle başarılı olarak yapılabilmektedir. Laparoskopi hastalara hastaneden daha erken taburcu olma, daha iyi kozmetik görünüm, daha hızlı iyileşme avantajı sağlamaktadır. Kesinlikle böyle bir öngörüde bulunulamaz.

Hastalığın şiddeti ve hastalara olan etkisi değişkendir. En az 1 yıl korunmaksızın gebe kalamazsanız doktorunuza başvurmalısınız. Sağ ve sol ama sağdaki daha fazlaydı planlanan ameliyat laporskopi ama sağ tarafta daha fazla kesi yapılmak zorunda kalındı ve tekrar ilaçsız tedaviyle eve gönderildim. Nüksettikten sonra Sn. Engin Oralla tanıştık ve visanne tedavisine başladık yaklaşık 2 sene kullandım ve bu süre boyunca hiç adet olmadım bu süre zarfında spora başladım, kilo verdim ve kistim bayağı küçülmüştü biraz psikoloji olarak bunaldığımı düşünüp doktorumla ilacı bırakma kararı aldık ve 1 senedir kullanmıyorum adetlerimde herhangi bir aksaklık ve öyle derin ağrılar olmadı şuan bekarım zaten ve hikayem böyle, arada kontrollere gidiyorum.

Kistim stabil durumda ve ilaçsız hayatıma devam etmeyi arzu ediyorum. Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kiyafetsiz olduğunu bu derde düşmenden önce…demiş şair ne güzel söylemiş. Söyleyebileceğim tek şey evlenmeden önceki adet ağrılarını önemseyin evlenince geçer, genetiğimiz böyle laflarına sakın ola ki aldırış etmeyin mutlaka doktora görünün…E.

Ortopedi, fizik tedavi derken romatizma teşhisi koyuldu. Bir yıl boyunca romatizma tedavisi almama rağmen geçmek bilmeyen ve şiddeti daha da artan ağrılarıma idrarımı ve gaitamı yaparken yaşadığım acılar eklendi. Başvurduğum sağlık birimlerinden regl ağrısı teşhisiyle ağrı kesici reçete edilip gönderildim.

Bir yıl da bu şekilde geçti. Artık hiç yürüyemez ve ağrıyla baş edemez hale gelince belirtilerimi elime alıp kendim araştırmaya karar verdim. Endometriozis olabileceğimi ön gördüğümde özel bir ultrason merkezine gittim. O gün derin infiltratif Endometriozis hastası olduğumu öğrendim. Elimdeki verilerle tekrar kadın doğuma gittim ca değerimin 98 olması sebebiyle teşhisim netleşti ve visanne tablete başladım. Visanneyi kullandığım her ay boyunca regl olmaya devam ettim ve ağrılarım dayanılmaz boyuta ulaştı bu ilaçla korkunç siyatik ağrısı yaşıyor, gece gündüz uyuyamıyor, ailem ve işimle ilgilenemiyor, deli dolu bir hayat yaşarken çaresizce gözlerimin ışığının söndüğünü izliyordum.

Reglimin ilk günü yoğun ağrı bulantı kusma ve en sonunda bayılıyordum. Bu durum reglimin başlamasıyla beraber tam 15 gün sürüyordu. Bir gün acillik oldum Endometriozis odağım kalça bölgemde olduğu için kadın doğum polikliniği beni ameliyat için ortopediye refere etti.

Çok ağır bir cerrahi geçirdim. Açık cerrahiyle pelvis kemiğime kadar indiler ama malesef hiç bir odağımın alınmadığını öğrendiğimde ölmek istedim.

Ameliyattan hiç bir yarar sağlayamadıgım gibi daha da kötü oldu her şey hem endo ağrısı hemde cerrahinin acısı beraber canımı yaktı 15 gün süren ağrılarım hiç bitmeyen tükenmeyen acılara dönüştü. Çok mutsuz umutsuz bitmiş bir haldeydim tükenmiş hissediyordum kendimi bir umut ışığına öyle çok ihtiyacım vardıki… Derken 18 Nisan günü endometriozis türkiye derneğimiz sayesinde Doç.

Taner USTA ile tanıştım. İlk defa içimde bir umut oldu. Canımı çok yakan bir sürü testler yapıldı ama hiç biri endometriozis kadar acıtmadı. Dik durmak güçlü olmak zorundayım benim pırıl pırıl 7 yaşında bir oğlum ve bir damla göz yaşım artık akmasın diye bu yolda benimle beraber yürüyen ellerimi hiç bırakmayan bir eşim var.

Çikolata kistim ile sıradan bir muayene günümde tanıştım. Kendimi bildim bileli şiddetli sancılarım olurdu ama yaş ilerledikçe azaldı.

Ağrının azaldığı evrede kist ile tanştım 3,5 cm idi. Sonra her ay ölçtürdüm. Gittikçe büyüyordu. Şiddetli adet sancıları ve daha çok bağırsak hareketleri lavman yapılmışcasına bağırsağım ne yesem çıkarıyor özellikle adet dönemleri. En son yaklaşık 5 cm ulaşmış idik. O zaman endo teşhisi kondu.

Doktor ameliyat dedi ben düşündüm ve ameliyat olmaktan vazgeçtim. Çünkü henüz bir bebeğim yok. Bu kist ile evlendikten 2 ay sonra haberdar olmak.

Üstüne hormonlarımı da yükseltmeye başladı. Doğal yolla gebelik zor gözüküyor. Dün gittiğim kontrolüm de ise kistim küçülmüş ameliyatlık bir durum kalmamış. Canı isterse büyürse tekrar sanırım büyüyecek: Ben ne mi yapıyorum sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Omega 3 kullanıyorum.

Vitamin değerlerimi yüksek tutmaya ve bağırsak sağlığıma dikkat ediyorum. Bağışıklığımı güçlendiriyorum ve bazı bitki çayları içiyorum. Egzersiz yapıyorum. Çok şükür adet dışı ne ağrı ne akıntım var. İçimde büyüyen bir bebek gibi onu sevmeye çalışıyorum. Önce bir süre klavyeme bakabildim, açıkçası ne yazacağımı bilemedim. Ağrılarla her gün, her dakika hatta şu anda bile kıvranırken ne yazacağını bilememek trajik komik aslında.

Benim bu hastalıkla tanışmam, yaklaşık yılı buluyor. Şu an 38 yaşındayım. Bu dönemde sürekli bitkin ve hem cinslerime göre de bedenim daha zayıf düşer.

Klasik ağrıya alışkındım fakat sonraları belimde oluşan ağrı, onunla seyreden kuyruk sokumunda ve makatta oluşan ağrıyla ilk doktor yolculuğum başladı. Daha öncesinde de doktora gidiyordum ama kimse durumumun farkında olamadı ne yazık ki. Doktor serüvenim başladığında kimse ilk başlarda çikolata kistim olduğunu söylemedi, ben şikayetlerimi anlatıyordum , ağrıların adetimle başladığını söylüyordum sürekli, fizik tedavi dokturana bile muayane oldum inanın, çünkü fıtıktan şüphelendiler, vs.

Sonra bir gün bana çikolata kistin var dediler, ilerde bebek sahibi olman zorlaşır dediler. O gün çok üzülüp çok ağladığımı hatırlıyorum sadece. Çocukları çok severim çünkü. Sonra başka doktorlara da göründüm, ilk ameliyatımı yılında oldum. Önce laparoskopiyle başlanıp, sonra açık cerrahi ameliyata dönülmüş. Yapışıklar derinmiş, rahim arka duvarına , bağırsaklara kadar derin yapışıklıklar söz konusuymuş.

Doktorum başarabildiğim kadarını temizledim, sana ilaç tedavisi başlayacağız dedi. Doktorum, beni ameliyat ettikten 15 gün sonra elim bir olay sonucunda vefat etti ne yazık ki..

Doktorumu zor bulmuştum, tam tedavimi başlatacakken kaybettim. Sonra yine başka doktor denemesi, kimse sağlıklı birşey söylemiyordu, sürekli ilaç verip yollama çabasındaydılar, dönem dönem belli zamanlarda visanne kullanmaya başladım. Zaman geçtikçe, ağrılarım arttı ve artık dayanılmaz halde. Çünkü çok kötüydüm, düzelmek yerine daha da kötüleşmeye gidiyordum.

İkinci ameliyatımda evliydim. Ameliyat sonrası bir iki ay ilaç kullandım, Lucrin depot iğne vermişti doktorum. Şu son 7 yılda yaşadığım en güzel iki aydı sanırım.

  Benzer Sorular

Elimde 2,5 cm ve 1,5 cm olmak üzere yine kistlerim, içimde umutlarım… Yarın yeni bir doktorla her türlü tedaviyi kabul ederek gireceğim bir yeni yola başlıyorum. Güzel haberler aldığım gün burada sizlerle paylaşırım, tüm çikolatalı pudinglere umut olması için, eğer olursa…. On yıllık evliliğimde iki aşılama iki tüp bebek tedavisi negatif sonuçlandı. Endometriosiz olduğumu öğrendim ve hemen laporoskopi ile ameliyat oldum.

Sonrası acilen tüp bebek tedavisi ve mutlu son. Tek bedende uç kalp atıyordu. Dünyalar benim oldu. Çocuklarım neredeyse iki yaşına girecek ama hala çikolata kist mücadelem devam ediyor. Demek istediğim inanç, çaba ve azim gerekiyor mücadele için.

Öncelikle hepinize yüce Rabbimden sağlık diliyorum. Bu hastalıkla 18 yasında tanıştım ve şu an 22 yaşındayım. Öncelikle her hastalık kendince zor, ama bizimkisi ise sonucu belli olmayan ameliyat ile de tam sonuç alamadığımız, yine tekrarlama riski olan bir hastalık… Bu konuda çok makale okuyan biri olarak, artık bu hastalıkla yaşamayı öğrendim, diğer arkadaşlarımdan farklı olmayı, yaşamımın her zamanında kendime dikkat etmeyi öğrendim.

Bunları yazarken bile gözlerim doluyor, çünkü gerçekten çeken bilir bu hastalığı… 1,5 Sene önce kisti patlayan biri olarak artık bu hastalığı benimseyen biriyim ve kendime çok dikkat ediyorum: Yemek düzenimde kesinlikle tavuğa yer vermiyorum, yumurtanın ise genellikle organik olmasına özen gösteriyorum, ağır bir şey kaldırmıyorum….

Endometriyozis ile üniversite yıllarımda tanıştım. Senelerce myralon ve yasmin kullanımı ardından ağrıda azalmalar ve kistte küçülmeler başlamıştı. Çok stresli olan işimden ayrılıp 5 ay kadar prozac kullanıp soğan suyu kürü uyguladım. Sonra kontrole gittiğimde kistin görünmediğini söylediler. Ben de ilaçları bırakıp 1 sene boyunca rahat yaşadım. Bu sene başında ise bu sefer sağ tarafta bir çikolata kisti olduğunu öğrendim. Ağrılar dayanılmaz hal aldı.

Yine 6. Bazen yolda yürürken kramp şeklinde ağrılar giriyordu ve iki büklüm kalıyordum. Bazen toplantının ortasında kramp giriyordu. Ama en zoru adet dönemlerinde, visanne kullanmama rağmen şiddetli, kusmalı ve acillik eden ağrılar oldu. Visanne ile kist biraz küçülse de ağrılar geçmedi. Doktorum tekrarlayacağını düşündüğü için ameliyat önermiyordu ama ağrılar sebebiyle düşünmeye başladım.

Bu arada yine bu hastalık sebebiyle işten çıkarıldım. Ofiste ağrıdan başka bir şeye konsantre olamıyordum. Mesleğimin de mimarlık stresle çok yakın olması, işten çıkarıldığım bu süreçte belki beni rahatlatır ve ağrılarımı azaltır diye umuyorum.

Evlilik ve hamilelik düşünmüyorum. Sadece ağrılarımdan kurtulmak ve normal yaşamak istiyorum. Bu hastalığın hala belirgin bir sebebi bulunamamasını da çok yadırgıyorum. Bazen bu yaştan sonra tıp okumak ve sadece bu alanda çalışmak için doktor olmak istiyorum. İnsan hayatında ilk adet gördüğünden itibaren karnı ağrımaya başlayınca sanki herkes aynı şeyi aynı şekilde yaşıyormuş gibi geliyor.

Hele bir de aile baskısı ekleniyor üstüne ayıptır söyleme öyle her yerde karnım ağrıyor, baban duymasın en önemlisi tabii ki ağrayacak üşütüyorsun ayaklarını sıkı giyin. Sonra daha şiddetli ağrılar başlıyor ve bir gün ağrıdan bayılmak üzereyken bir cerrahi doktoruna götürüldüm ailem tarafından. Cerrahi hekim benlik değil bir kadın hastalıkları hekimine götürün belki bir doğum kontrol hapı başlayarak rahatlatabilirler dediği anda annemin verdiği cevap ama kızım evli değil ki oldu.

Sonrasında bir yıl daha acıyla geçirmek zorunda kaldım ve sonunda 19 yaşında ilk kez ameliyat olmak zorunda kaldım. Karnımı keserek kist ameliyatı yaptılar. Sonrasında serüven başladı doktorlar doğum kontrol hapı verdi, ailem olmaz deyip kullandırmadı yaklaşık bir yıl sonra aynı şikayetler aynı yerde başladı. Benim de sağlık sektöründe çalışmaya başlamamla bir kadın hastalıkları dokturuna gidebildim ama öğrendiğim şey bunun ENDOMETRİOZİS halk arasında çikolata kisti olarak da bilinen bir hastalık olduğu, 20 yaşında ikinci ameliyatımı oldum ve doktor ailemin yanında bu kızı evlendirin bir an önce çocuk yapsın ancak o zaman geçer dedi.

Sonunda evlenecek bir aday çıktı karşıma ve ilk görüşmemizde kendimi ona ifade etmek zorunda kaldım ve sonuç hüsran çocuk yoksa bende yokum diyerek biten ilişki. Sonrasında bir ameliyat daha ve 23 yaşında evlendim tabii eşime her şeyi anlatmama rağmen ailesi çocuk istemeye başlayınca aynı serüven yeniden başladı bu sefer eşimin ailesi doktora götürdü doktor bunun çocuğu olmaz deyince başımdan aşağıya kaynar sular döküldü.

Hele işte o bakışlar var ya sanki hasta değil de başka bir dünyadan gelmişim gibi hissettim kendimi. Aşılama denemeye karar verdik yapılan tüm ameliyatlar nedeniyle tüplerimin kapalı olmasına rağmen üç kez aşılama denendi tabii ki olmadı, bu sırada tekrar nüks eden kistim hayatımı tamamen olumsuz etkilemeye başlamıştı.

İlişki sırasında ağrım nedeniyle eşimle sorunlarım olmaya başladı. Etrafta herkesin çocuğu olmaya başlayınca benim psikolojim bozuldu. Tekrar bir ameliyat belki tüpleri açarız deyip yapılan sonrasında altı ay kadar ağrısız bir süreç sonra gene sil baştan ve en sonunda eşime istersen boşanalım demeye kadar giden bir öykü neyseki dediğim gibi sağlık sektörünün içinde olmam belki beni biraz güçlü kıldı ve tüp bebek denemeye karar verdik. İlkinde olmadı pes etmedim ve ikinci denememde bir kız çocuğum oldu hamlelik süresinde düşük tehlikem oldu son bir ayı hastanede yatarak geçirdim ama sağlıklı bir bebek sahibi olduk.

Artık bitti dedim hani bebek olunca bitecekti ya işte o tam öyle olmadı ilk bir yıl adet görmedim ve evet çok rahat bir dönemdi ağrım yoktu sonrasında başlayan ağrılarım tekrarlayan kistim ameliyat olmayacağıma inandım, üzerine perfore oldum, acil ameliyata alındım tüplerimden biri alındı.

Hayatımda hiç korunmadım her ay belki hamile kalır mıyım diye hayal ettim ama olmadı sonuçta 5 ameliyat 1 sezeryan belki de işte ilk maceram başladığında ailem kadın hastalıklarına götürseydi tedavimi düzgün başlasaydım bu kadar ameliyat olmazdım. Hekimden korkulmaz olduğunu çok geç anladım belki ama halen kistlerim ve ben yaşıyorum o yüzden kızım ilk adet gördüğü gün jinekoloji hekimini seçip düzenli olarak kontrole götürmeyi düşünüyorum.

Öncelikle merhaba, 21 yaşındayım ve üniversite öğrencisiyim. Sürekli ağrı kesiciler kas gevşeticiler iğneler serumlarla ayakta durabildim ama senelerdir böyle olduğu için bu süreçte sadece iki kez doktora gittim ve hiçbir sorunumun olmadığı söylendi gerçektende yoktu ta ki 5 ay önce ağrıdan bayılana kadar.

Zaten hasta olduğumda da otururken bi baskı hissediyordum ama bu sefer oturduğum sandalyeden zıplamama sebep olan bi baskı oldu ve ağrıdan ayaklarım tutmadı yere yığıldım hastaneye kaldırıldım sol yumurtalığımda 8. Ne olduğunu bilmiyodum ve dünyam başıma yıkıldı ilerde çocuğum olucak mı diye düşünüp durdum günlerce. Hastanedeki doktor kesinlikle ameliyat olmamı çok büyük oldukları için asla ilaçla küçülmeyeceğini söyledi ama annem tek bir doktorla kalmak istemedi ve beni kendi doktoruna götürdü ve yasmin kullanmaya başladım.

Geceleri ağrıyla uyanmaktan, acaba patlatlar mı, sürekli ya okuldayken dersteyken karnıma ağrı girerse diye düşünmekten başka bir şey düşünemez oldum sürekli korkuyla yaşıyorum ayakta uzun süre durduğumda kasıklarımda ağrılar oluşuyor insanın hayat kalitesini düşüren bir hastalık bu ağrıyı çekmeyen bilmez. Umarım bu hastalığın en yakın zamanda tedavisi bulunur ve bu kadar kadına çare olur. Ben ne hikayemi anlatacağım ne de bir soru soracağım.

Ben sadece kızıyorum: Endometriyozis acaba gerçekten sinsi mi? Ama toplumca ne sanıyoruz: Adet ağrısı normal sanıyoruz. Ağrıdan hastanelik olunsa; yok evlenince geçer vs. Oysa endometriyozis geldiğini çığlık çığlığa bağırıyor o sırada… Ve bir de toplumca hormon fobigiz! Oysa hele genç yaşlarda çok güzel bastırabilir bu hastalığı…Daha ilerlemeden…. Yok ama yok! Duymayız… Duymak istemeyiz… Ne yazık! Lise yıllarımdan itibaren ağrılı Regl dönemi geçiriyordum.

Reglinin ilk 2 günü ağrıdan neredeyse ölecek gibi oluyordum. Apandisit korkusuyla acile götürüldüğüm bir gün yumurtalığımda kist olduğunu öğrendim.

Bu süreçten sonra endometriozisin ne olduğunu bilmeden sadece doğum kontrol hapları kullanarak hayatıma devam ettim. İki yıl önce yüksek ateşle hastaneye kaldırıldım. Yapılan tetkiklerde sol böbreğim neredeyse dört kat büyümüştü. Endometriozis yüzünden idrar kanallarımda yapışıklık olmuştu. Bu teşhis böbrek ameliyatım sonrası alınan dokuların incelenmesiyle konuşmuştu.

Özel bir hastanede sırf iz kalmasın diye ekstra bedeller ödeyerek robotik cerrahi yaptırmıştım. Üstelik doktorlara ameliyat öncesi kistlerim olduğunu belirtmiştim. Ama ürologlar sanırım endometriodan bir haberdi. Ameliyat sonrası beni kadın hastalıkları için yönlendirdiler.

Aynı hastanede çalışan kadın Doğum uzmanı bu durumu bir skandal olarak nitelendirdi. Cerrahi sırasında bu dokulara kadın sağım tarafından müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. Aynı hastanenin doktoruydu bunu söyleyen. Başımıza ne geldiğini anlamadık. Şikâyetlerimi anlattım ve bana önce kistimi alıp sonra Ivf deneyebileceğimi, bu sayede hem ağrılarımdan kurtulup, hem de tüp bebek için ön hazırlık yapılabileceğini söyledi. Hem akraba olması hem de doktorun isim yapması çok ünlü bir Prof doktor sebebiyle güvendim ve kapalı ameliyata girdim.

Ameliyatı yılımda özel bir Üniversite hastanesinde oldum. Ameliyat sonrası karnım şişmeye başladı gaz çıkışı olmadı. Bu arada sürekli röntgen çekiliyordu. Yürüyemiyor ve nefes alamıyordum. Ameliyat sonrasında 3.

Ameliyat sonrasında karnımda koca bir delikle çıkmıştım. Artık kolostomi torbam vardı. Bağırsaklarım delinmişti. İki ay önce yapılan böbrek ameliyatım boşa gitmiş ve böbrekte de kaçak oluşmuştu. Bağırsak ve rahim arasında Fistül oluşmuştu.

Bu arada 2 operasyon daha geçirdim. Çünkü açılan ilk kolostomi yeri yanlıştı ve bağırsak çürümüştü. Sonrasında açılan kolostomilerde çare olmadı. Her gün daha çok eriyordum. Ölmeyi beklemeye başlamıştım. Ateş, enfeksiyon ve üzerine bacağımdan akciğerlerime pıhtı atmıştı. Bu 5 aylık süreçte kist ameliyatımı yapan Prof doktor artık beni ziyarete gelmemeye başlamıştı. Hastanede refakatçilerimden kaçıyordu. Hastaneden ev izni alarak kaçtık ve diğer özel hastaneye geçtik.

Üstelik sadece 1 kez tomografiye girmiştim. Hastanede ise günde neredeyse kez tomografiye giriyordum ama kaçak bulunamamıştı. Açık ameliyatım tam 11 saat sürdü. Hayati tehlikem vardı. Önce böbrek sonrasında da bağırsak ameliyatı oldum. Aslında yapılması gereken kolostomi değil ilestomi ameliyatıymış. Açık ameliyat öncesinde pıhtı sebebiyle venakava filtresi takılmıştı. Günden güne iyi olmaya başladım. İlestomi kapama ameliyatından önce geçici olarak takılan venakava filtresinin içimde unutulduğunu öğrendim.

Takıldıktan 4 ay sonra önce çıkartmak için hastaneden beni aradılar sonra gün vermelerini beklerken, uzun süre içimde kaldığı için artık çıkartılamayacağını söylediler. Başıma gelen son talihsizlikte bu oldu.

Artık filtre çıkartılamayacaktı ve ben ömür boyu kan sulandırıcı kullanmak zorundaydım. İlestomi ameliyatım başarıyla tamamlandı. Sonrasında 3 farklı özel hastanede Ivf bölümüne başvurdum. Filtrem ve geçirdiğim operasyonlar sebebiyle yumurta toplama, hamilelik süreci ve Doğumun benim için çok riskli olduğunu söylediler. Bu arada ameliyatlardan sonra ay regli olmamıştım. Regli olmaya başladıktan birkaç ay sonra kistim tekrarlamıştı. Ayrıca amh değerim çok düşüktü. Hayatım boyunca en az kadın Doğum doktoruna görünmüşümdür.

Bunlar özel hastanelerde çalışan doktorlar. Kistlerimi kontrol ettirmek için düzenli olarak doktora da gittim. Peki niye kimse beni uyarmadı? Bu hastalık hakkında doğru bilgilendirmedi. Şuanda anne olma hakkım elimden alındı. Hayatımı riske atmam gerekiyor. Bu yüzden herkesin bilinçlenmesini istiyorum. Endometriozis hastalarının, kadın Doğum doktorlarının, ürologların ve diğer branşlardaki doktorların. Çok mu şey istiyorum? Benim yaşadığım psikolojik yıkım, ailemin ve çevremdekilerin yaşadığı manevi kaybın karşılığı ne olabilir?

Hiç birşey! Şuanda doktorlara olan güvenim oldukça az. Artık opere edilme şansım yok çünkü çok riskli. Kistim var ve kendi adıma mücadele edecek gücüm yok. Şuanda hangi doktorla yoluma ilerlemeliyim bilmiyorum. Vissane kullanıyorum ve 8 aydır regli görmüyorum. Bu yüzden kistim sorun çıkartmıyor. Çok korkuyorum hem kendim hem de bu hastalığı taşıyan ve farkında olmayan tüm Kadınlar için. Hikayemin herkese ulaşmasını ve farkındalık yaratmasını istiyorum.

Endometriozis cerrahisi halk arasında kapalı ameliyat denilen laparoskopik yöntemle başarılı olarak yapılabilmektedir. Laparoskopi hastalara hastaneden daha erken taburcu olma, daha iyi kozmetik görünüm, daha hızlı iyileşme avantajı sağlamaktadır.

Kesinlikle böyle bir öngörüde bulunulamaz. Hastalığın şiddeti ve hastalara olan etkisi değişkendir. En az 1 yıl korunmaksızın gebe kalamazsanız doktorunuza başvurmalısınız.

Sağ ve sol ama sağdaki daha fazlaydı planlanan ameliyat laporskopi ama sağ tarafta daha fazla kesi yapılmak zorunda kalındı ve tekrar ilaçsız tedaviyle eve gönderildim. Nüksettikten sonra Sn.

Engin Oralla tanıştık ve visanne tedavisine başladık yaklaşık 2 sene kullandım ve bu süre boyunca hiç adet olmadım bu süre zarfında spora başladım, kilo verdim ve kistim bayağı küçülmüştü biraz psikoloji olarak bunaldığımı düşünüp doktorumla ilacı bırakma kararı aldık ve 1 senedir kullanmıyorum adetlerimde herhangi bir aksaklık ve öyle derin ağrılar olmadı şuan bekarım zaten ve hikayem böyle, arada kontrollere gidiyorum.

Kistim stabil durumda ve ilaçsız hayatıma devam etmeyi arzu ediyorum. Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kiyafetsiz olduğunu bu derde düşmenden önce…demiş şair ne güzel söylemiş.

Söyleyebileceğim tek şey evlenmeden önceki adet ağrılarını önemseyin evlenince geçer, genetiğimiz böyle laflarına sakın ola ki aldırış etmeyin mutlaka doktora görünün…E. Ortopedi, fizik tedavi derken romatizma teşhisi koyuldu. Bir yıl boyunca romatizma tedavisi almama rağmen geçmek bilmeyen ve şiddeti daha da artan ağrılarıma idrarımı ve gaitamı yaparken yaşadığım acılar eklendi.

Başvurduğum sağlık birimlerinden regl ağrısı teşhisiyle ağrı kesici reçete edilip gönderildim. Bir yıl da bu şekilde geçti. Artık hiç yürüyemez ve ağrıyla baş edemez hale gelince belirtilerimi elime alıp kendim araştırmaya karar verdim. Endometriozis olabileceğimi ön gördüğümde özel bir ultrason merkezine gittim. O gün derin infiltratif Endometriozis hastası olduğumu öğrendim.

Elimdeki verilerle tekrar kadın doğuma gittim ca değerimin 98 olması sebebiyle teşhisim netleşti ve visanne tablete başladım. Visanneyi kullandığım her ay boyunca regl olmaya devam ettim ve ağrılarım dayanılmaz boyuta ulaştı bu ilaçla korkunç siyatik ağrısı yaşıyor, gece gündüz uyuyamıyor, ailem ve işimle ilgilenemiyor, deli dolu bir hayat yaşarken çaresizce gözlerimin ışığının söndüğünü izliyordum.

Reglimin ilk günü yoğun ağrı bulantı kusma ve en sonunda bayılıyordum. Bu durum reglimin başlamasıyla beraber tam 15 gün sürüyordu. Bir gün acillik oldum Endometriozis odağım kalça bölgemde olduğu için kadın doğum polikliniği beni ameliyat için ortopediye refere etti.

Çok ağır bir cerrahi geçirdim. Açık cerrahiyle pelvis kemiğime kadar indiler ama malesef hiç bir odağımın alınmadığını öğrendiğimde ölmek istedim.

Ameliyattan hiç bir yarar sağlayamadıgım gibi daha da kötü oldu her şey hem endo ağrısı hemde cerrahinin acısı beraber canımı yaktı 15 gün süren ağrılarım hiç bitmeyen tükenmeyen acılara dönüştü. Çok mutsuz umutsuz bitmiş bir haldeydim tükenmiş hissediyordum kendimi bir umut ışığına öyle çok ihtiyacım vardıki… Derken 18 Nisan günü endometriozis türkiye derneğimiz sayesinde Doç.

Taner USTA ile tanıştım. İlk defa içimde bir umut oldu. Canımı çok yakan bir sürü testler yapıldı ama hiç biri endometriozis kadar acıtmadı.

Dik durmak güçlü olmak zorundayım benim pırıl pırıl 7 yaşında bir oğlum ve bir damla göz yaşım artık akmasın diye bu yolda benimle beraber yürüyen ellerimi hiç bırakmayan bir eşim var. Çikolata kistim ile sıradan bir muayene günümde tanıştım. Kendimi bildim bileli şiddetli sancılarım olurdu ama yaş ilerledikçe azaldı. Ağrının azaldığı evrede kist ile tanştım 3,5 cm idi.

Sonra her ay ölçtürdüm. Gittikçe büyüyordu. Şiddetli adet sancıları ve daha çok bağırsak hareketleri lavman yapılmışcasına bağırsağım ne yesem çıkarıyor özellikle adet dönemleri. En son yaklaşık 5 cm ulaşmış idik. O zaman endo teşhisi kondu. Doktor ameliyat dedi ben düşündüm ve ameliyat olmaktan vazgeçtim. Çünkü henüz bir bebeğim yok.

Bu kist ile evlendikten 2 ay sonra haberdar olmak. Üstüne hormonlarımı da yükseltmeye başladı. Doğal yolla gebelik zor gözüküyor. Dün gittiğim kontrolüm de ise kistim küçülmüş ameliyatlık bir durum kalmamış. Canı isterse büyürse tekrar sanırım büyüyecek: Ben ne mi yapıyorum sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Omega 3 kullanıyorum. Vitamin değerlerimi yüksek tutmaya ve bağırsak sağlığıma dikkat ediyorum. Bağışıklığımı güçlendiriyorum ve bazı bitki çayları içiyorum. Egzersiz yapıyorum.

Çok şükür adet dışı ne ağrı ne akıntım var. İçimde büyüyen bir bebek gibi onu sevmeye çalışıyorum. Önce bir süre klavyeme bakabildim, açıkçası ne yazacağımı bilemedim. Ağrılarla her gün, her dakika hatta şu anda bile kıvranırken ne yazacağını bilememek trajik komik aslında.

Benim bu hastalıkla tanışmam, yaklaşık yılı buluyor. Şu an 38 yaşındayım. Bu dönemde sürekli bitkin ve hem cinslerime göre de bedenim daha zayıf düşer. Klasik ağrıya alışkındım fakat sonraları belimde oluşan ağrı, onunla seyreden kuyruk sokumunda ve makatta oluşan ağrıyla ilk doktor yolculuğum başladı.

Daha öncesinde de doktora gidiyordum ama kimse durumumun farkında olamadı ne yazık ki. Doktor serüvenim başladığında kimse ilk başlarda çikolata kistim olduğunu söylemedi, ben şikayetlerimi anlatıyordum , ağrıların adetimle başladığını söylüyordum sürekli, fizik tedavi dokturana bile muayane oldum inanın, çünkü fıtıktan şüphelendiler, vs.

Sonra bir gün bana çikolata kistin var dediler, ilerde bebek sahibi olman zorlaşır dediler. O gün çok üzülüp çok ağladığımı hatırlıyorum sadece. Çocukları çok severim çünkü. Sonra başka doktorlara da göründüm, ilk ameliyatımı yılında oldum. Önce laparoskopiyle başlanıp, sonra açık cerrahi ameliyata dönülmüş. Yapışıklar derinmiş, rahim arka duvarına , bağırsaklara kadar derin yapışıklıklar söz konusuymuş. Doktorum başarabildiğim kadarını temizledim, sana ilaç tedavisi başlayacağız dedi.

Doktorum, beni ameliyat ettikten 15 gün sonra elim bir olay sonucunda vefat etti ne yazık ki.. Doktorumu zor bulmuştum, tam tedavimi başlatacakken kaybettim. Sonra yine başka doktor denemesi, kimse sağlıklı birşey söylemiyordu, sürekli ilaç verip yollama çabasındaydılar, dönem dönem belli zamanlarda visanne kullanmaya başladım. Zaman geçtikçe, ağrılarım arttı ve artık dayanılmaz halde. Çünkü çok kötüydüm, düzelmek yerine daha da kötüleşmeye gidiyordum. İkinci ameliyatımda evliydim.

Ameliyat sonrası bir iki ay ilaç kullandım, Lucrin depot iğne vermişti doktorum. Şu son 7 yılda yaşadığım en güzel iki aydı sanırım. Ağrı olmadan uyumak ve güne başlamak kadar harika bir duygu yok inanın. Çünkü çok zor zamanlar geçiriyorum. Dışarı bile adım atmadığım aylarım oldu, uykusuz geçirdiğim, ağrıdan ölmeyi dilediğim zamanlar geçirdim. Hala da bir düzelme yok. Kronik bir ağrı artık. Gün içerisinde kullandığım ağrı kesiciler olmasa hayatıma nasıl devam ederim inanın bilmiyorum.

Bazen etkili olmuyor kendimi acil serviste buluyorum. Bedenim bir şekilde yıprandı , yıpranıyor, ama bu hastalığın ruhumda yarattığı tahribat çok daha büyük. İnsanın umudunu, dayanma gücünü elinden alıyor. Çünkü doğru düzgün çalışamıyor, rutin , günlük işlerini yürütemiyorsun.

Şimdi ise yaş faktörü, ve yumurta rezervini göz önünde bulundurunca ilaç tedavisini devam ettirmenin bir anlamı kalmadı. Önümüzdeki ay tüp bebek deneyeceğiz. Umarım daha da yıpranmadan anne olabilirim inşaallah. Okuyan olursa tavsiyem, hiçbir şikayetiniz yoksa bile mutlaka doktor kontrolünden geçin ve kendinize iyi bir doktor seçin.

Ola ki endometriozis tanısı konuldu, bu alanda uzmanlaşmış bir doktor ile devam edin lütfen. Klasik bir kadın doğum doktoru bu konuda yardımcı olamıyor maalesef. Çok üzüldüğüm nokta anlaşılmamak biliyor musunuz, nasıl evrelerden nasıl zamanlardan geçtiğinizi anlamıyorlar. Ya da anlamak istemiyorlar bilemiyorum.

Tek dileğim, hastalığımıza kesin tedavi bulunması ve sesimizin daha çok duyulması. Herkese ruhen ve bedenen şifa diliyorum. Benim endometrioz hikayem 4 yıl önce başladı. Adet dönemleri haricinde bıçak saplanır gibi ağrılarım oluyordu adetlerim duzenliydi ama o ağrılarım şiddetliydi. Hep soğuk almışımdır ondandır derdim çünkü başka hiçbir belirti yoktu ama değilmiş.

Kullandığım ilactan dolayı adet kanamalarim 1 ay dinmedi ve dindirilmesi için doktorum tarafından başka bir ilaç verildi. Durduktan sonrasında ilaca devam etmeden 1 yıl süre kadar sonra doktora gittim. Bu sefer gittiğimde polikistik değil ama 9 cm çikolata kistim olduğu söylendi. Biraz ilaca ara vermem söylendi.

Uzun süre ilaç kullanmamin ve kilo almamin psikolojisiyle 1,5 yıl ara verdim ve bir ay önce kistim patlama yapti 2 gün müşahade altında tutuldum kanamanın nerden kaynaklı olduğu goruntulemelerden anlaşılmayacak kadar çok fazla yapışıklık yapmış.

Riskli durumum atlatıldıktan sonra 1 ay sonrasına ameliyat günü verildi. Yani dün sabah hastaneye yatışım yapıldı tüm gün bütün tetkiklerim hazırlıklarım yapıldıktan sonra akşam hastaneden doktorun işi çıktı yarın seni ameliyat yapmayacak nezaman yapacağı da belli değil diyerek hastaneden belirsiz bir şekilde taburcu edildim. Tümör değerlerimin artışa geçtiği söylendi. Kistim patlama yaptığı zamandan beri ağrılarım çok sık oluyor.

Zorlayıcı hareketler yapamıyor uzun süre ayakta kalamıyorum, 27 yaşında bekar bir insanım yumurta rezervlerim sınırda umarım bu durumumdan sağlıklı bir şekilde kurtulurum. Şimdi yeni bir doktor arayişindayim benim hikayemin sonu nasil biteceği belirsiz…. İhmal edilen küçük kistler büyük dertlere dönüşebiliyor. Ben 22 yaşındayım ve bekarım, Samsunda yaşamaktayım. İsmim Betül Soyadım Ö. Çok büyük ve başarılı bir ameliyat geçirdim bu sefer 28 günde bir kalçamdan menepoz iğnesi vurularak menepoza sokuldum bu ameliyat sonrası 4ay gayet iyiydim menepozda olmama rağmen tekrar başlayan ağrılarım kaynaklı gözlem altında olduğum Hulusi Bülent Hocama kontrole gittim yine 3 cm lik kisttimin olduğunu gördük odaklar halinde tekrar sarmaya başlamıştı ağrılarımın şiddetini ve boyutunu tahmin edersiniz ki artık acillerde morfin veriyorlar ancak 3 sene içinde 3.

Endometriozis yüzünden geçirdiğim zor zamanları ve hala devam eden mücademeli sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu ağrıların peşine çok düştüm çünkü günlük işlerimi bile yapamıyordum. Bir çok doktor gezdim ultrasonla bakıp hiçbir sorun olmadığını bazı kadınların adet dönemini bu sekılde sancılı geçirdiğini söyleyip ağrı kesici yazip gönderdiler. Hemen laparoskopi yapıldı ve tüpleriminde kapalı olduğu anlaşıldı acılmayıncada eşimin onayı ile tüpler bağlandı, yoksa tüp bebek şansımda kalmayacaktı.

Ameliyattan sonra kist tekrar yenilememesi için 3 aylık geçici menopaz iğnesi yapıldı. Ve sonrasında tüp bebek seruvenım başladı. Tabı bu sure içersinde kist tekrar yeniledi. İlk tedavıde 11 tane yumurta toplandı. Kaliteydi fakat 5. Güne 2 tane sağlam yumurta kalmıştı. Bırakmadım tabı 2. Tedaviye başlamadan histereskobi yapıldı. Rahim duvarı düzeltildi ve çeltik atıldı. Takip eden ayda 2. Denememızı yaptık 19 tane yumurta toplandı 5. Güne 3 tane 1. Kalite kaldı ve hepsını transfer ettiler.

Tabı bu sürede döktüğüm göz yaşlarından umutlarımdan hiç bahsetmiyorum bile.. Üçüncü tüp bebek denemesi için başka bir doktorla görüştüm. Herşey en baştan başladı. Laparoskopi ve histereskopi yapıldı, kist bağırsaklarıma yapışmış müdahale edemediler o yüzden. Ne yazikki hekimlerimiz kısırlık olunca araştırmaya başlıyor. Bu kist ilerlemeden rahme zarar vermeden farkedilemiyor mu bilmiyorum..

Çeken -ve çekenin yanındakiler- bilir, endometriozis çikolata kisti hastalığı insanı öldürmez ama süründürür. Ağrıdan beliniz bükülür, regl başlamadan önceki günleri korkuyla ağrılı günleri planlayarak, regl günlerini de ağrıdan kıvranarak ve ölsem de bu acıyı çekmesem diyerek geçiririrsiniz. Hekimlerden gelen tedavi önerileriyse ameliyat, hormon ilacı, doğum kontrol hapı, yumurtalık dondurma, hemen evlenip çocuk doğurma skalasında salınır.

Bu arada çoğunun söylediği şeyler birbiriyle çelişir de, biran önce çocuk doğurma uyarısı sabit kalır. Bu süreçte şanslıysanız ameliyat edip genç bedeninize kıymak istemeyen bir doktora denk gelip en azından hikayeniz dinlenir, takibe alınır ve mutlu hissedersiniz.

Örneğin kilonu ve yaşam tarzını da hesaba katıp ona göre bir tedavi öneren doktor ilaçtan başka birşey öneremese de canım bri doktor olabilir. Spray evde elle nasil cikar Serbil. Benim spiralim kaymış 2aydır adet olmuyorum çok ağrım var dr gittim adet olmadan çıkaramayız dedı ne yapmalıyım zararı varmı Naime.

Ben de 9 yıl oldu spiral vardı bugün çıkartmak için gittim bana yapılmış yarın anestezi ile çıkarılacak Kullananlara tavsiyem 5 yılda bir değiştirmeniz tavsiye ederim Selime. Esimde sipral taktirdik bunu nasil cikartacaz Ahmet. Bende spirail var ve 6 yılın ıcınde ben artık koku kanama kanlı akıntı oluyor ve cukartırmaya korkuyorum cıkarttırmam gerekıyormu bu sıkayetlerle yoksa Bı kac yil daha kalabılırmı Sonay.

Ben esimin spralini kendim cikardim Ahmet Mizac. Spiral Varken Hamile Kalınırmı Spiral varken hamile kalınırmı sorusu aslında ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada uygulanan ve oldukça yaygın olan bir doğum kontrol sisteminin verdiği güven ile ilgilidir. Her ne kadar yaygın kullanıma sahip olsa da bu doğum kontrol sisteminin kullanı Spiral Adetin Kaçıncı Günü Çıkarılır Spiral adetin kaçıncı günü çıkartılır, Spiraller doğum kontrol yöntemleri içerisinde gebeliği önleyen ve rahim içerisine yerleştirilen ve orada durması sağlanan araçlardır.

Spiraller de iki çeşit vardır. Spiral Çıkarıldıktan Sonra Nezaman Hamile Kalınır Spiral çıkarıldıktan sonra ne zaman hamile kalınır, kadınların kullandığı spiral etkili ve güvenilir bir doğum kontrol yöntemidir. Spiralin özelliği rahme ilk takıldığı zaman hemen gebelikten korunmanın başlamasıdır. Aynı zamanda spiral rahimden çıka Spiral Sonrası Akıntı Spiral sonrası akıntı, Spiral için kısacası doğum kontrol yöntemidir, diyebiliriz.

Hamileliğin meydana gelmesini önlemek için rahim içerisine yerleştirilen, şekli T harfine benzeyen tıbbi bir araçtır. Spiral Çıkarıldıktan Sonra Kanama Olurmu Spiral çıkarıldıktan sonra kanama olurmu sorusuna cevap vermeden önce spiral taktırmanın nedenlerinden bahsetmekte fayda var. İstenmeyen gebeliklerin ve aile planlamasının yapılabilmesi için uygulanan bir yöntemdir.

Ülkemizde doğum kontrol hapı ve pr Ağrılar sırasında kramplar gözlemlenebilir. Spiral, rahim içine konan plastikten yapılmış t şeklinde bir araçtır. Spiral takılmadan önce bir takım testler yapıl Hormonlu Spiral Hormonlu spiral, bir diğer adıyla mirena 'li yılların başında kullanılmaya başlanan bir doğum kontrol yöntemidir. Günümüzde oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanan hormonlu spiral, rahim içi araç yani bilindik spiral ile benzer özellikle Adetin Kaçıncı Günü Spiral Takılır Adetin Kaçıncı Günü Spiral Takılır, bayanlar arasında çoğunlukla adetin son günleri yani adet bitmeye yakın bir iki gün önce ve hemen bitince takılır diye bilinmektedir.

Spiral takımı genellikle adet zamanı tercih edilmektedir. Bunun sebebi ise spira Spiral Zararları Spiral Zararları, Spiral kadınlar tarafından sık tercih edilen doğum kontrolü yöntemlerinden birisidir.

Ancak bazı durumlarda ise spiral takılması veya çıkarılmasını gerektiren birtakım durumlar ortaya çıkar. Aile planlamasını yapabilmek için spiral Spiral İpi Nasıl Kontrol Edilir Spiral ipi nasıl kontrol edilir; Doğum Kontrolünde kullanılan Spiral, Rahim içi araç yani Ria, ya da halk arasında bilinen adı ile Spiral tüm dünyada en fazla tercih edilen geri dönüşümlü doğum kontrol yöntemlerinin başında gelir.

Diğer adı RİA olan Bu nedenlerden bazıları vajinada leke olması, ilişki esnasında erkeğin penisine zarar verme durumu, ara kanamaların artması ve en önemli olanı da hamile kalma iht Spiral Çeşitleri Spiral çeşitleri, spiral bir diğer adıyla rahim içi araç, dünya genelinde doğum kontrolü için en yaygın kullanılan yöntemlerin başında gelir. Yapı olarak T şeklinde, geri dönebilen, kıvrılabilir, ip aparatı olan bir alettir.

Ben güne başlarken bugünümü çok mutlu geçireceğim diyerek kendimi olumlu motive ediyorum. Kendi memleketimdeyim ama ailem İstanbulda yaşıyor. Kızkardeşim Almanyada ve iki yıldır göremiyorum. Dertsiz insan varmıdır ayol. Önemli olan o dertlerle mücadele edebilmek. Birde haşa Allahın hazineleri azmıki rızkımızı vermesi ütopya olsun. Asıl ütopya inssnaın rızkı kendinden bilmesidir. Rabbim vermezse biz bir tohum filizlendirmeye muktedirmiyiz canım kardeşim. Cem yılmazın dediği gibi eğitim şart ayrıca sizi kutluyorum ki eğitime önem verip 35 yaşında eğitiminize devam etmişsiniz…bu da demek ouyor ki bakabileceğimiz kadar çocuk dünyaya getirelim.

Gönül hanım istediğimiz kadar çocuk yapmak gibi bir beceriye sahip değiliz malesef. Eğer böyle olsaydı, kürtaj denen şey olmazdı. Ya da çok istediği halde çocuğu olmayanlar, istedikleri zaman doğururlardı.

Biz sadece fiili ve sözlü dua eder,gerisini Rabbimize bırakırız. Biz istediğimiz kadar doğurduğumuzu sanarız. Hiç beklenmedik bir anda insanın çocuğunu Rabbim çekip alabiliyor elinden. Ve bazılarının 5 çocuğu tüy gibi hafif olup, kolayca eğitilebilir büyütülebilirken, bazılarının 1 çocuğu 10 çocuğa bedel oluyor.

Eğer dünya da insanın çekeceği bir sıkıntı, zorluk varsa Rabbim bunu mutlaka yaşatır. Bu ya çocuklarınızdan olur, ya eşinizden olur, ya da başka bir şey ama mutlaka olur. Çünkü burası cennet değil. Bir imtihan dünyasındayız.

Öyle veya böyle dertlere, sıkıntılara düçar oluyoruz. Öyle aciziz ki herşeyin elimizde olduğunu sanıyoruz ama çok yanılıyoruz…. Cahide Hanim, Yaziniz tek kelimeyle super olmus. Insani galeyana getirtecek kadar, ordaki bazi zit goruslere bende sahibim. Yokmu sosyal cevremiz bu dayatmalar onlarin meyveleri. Insanin neyi nasil nekadar karar vs. Oglum daha 16 aylik 2 yil sut hakki bitsin hemen olsun istiyoruz, Allahin nasip ederse.

Oglum cok yanliz cunku malum gurbet…Bu arada sizin tahsil durumunuzu cok merak ediyorum. Univerisite mezunlarindan daha fazla donaminiz var bu asikar. Yazilarinizda bilgi birikiniz hep dikkatimi cekiyor.. Tebrik ederim ayrica yazilarinizla ufkumuzu aciyorsunuz ve de dokunulmayan birsuru konuya dikket cekiyorsunuz..

Hayirli Gunler.. Hüzünlü gurbet, üniversite okumadım ama hayatımda bunun eksikliğini hiç hissetmedim. Allah muhtaç etmesin. İlk çocuğun üzerinden 2 yıl geçmesi önemli gerçekten. Allah hayırlı bir nesil versin. Yavrularımızı yalnız kendisine boyun eğenlerden etsin amin. Rabbim gayret versin kardeşim. Kesinlikle katılıyorum. Ben çocuk eğitimiyle ilgili kitabı olan bir yazar hanımla arkadaşlık etmiştim birsüre.

Çocuğundaki olumsuzlukları görünce buişin sadece kağıt üzerinde kaldığını fark ettim ne acı. Birde yukarıda ismini zikrettiğim bilim adamlarını okurken müslüman olduğuma şükredip sünneti seniyyeler ışığında evlatlarımı yetiştirmenin dünya ve ahiretim için daha uygun olduğunu farkettim. Öyle zor bir konuki bu.

Yaşamayan yorum da yapmamalı bence. Çok güzel bir yazı, elinize sağlık. Allah rızkını verir bana göre ütopik kalıyor. Rabbimiz dediği hak sözdür ütopik olur mu hiç??

Zaten öylede oluyor. Evlendiğim zamanki durumumla, şu an dört çocuklu olduğum halimi karşılaştırıyorum. Bu ne berekettir, bu ne devlettir.

Tek maaş, 6 kişilik aile, borçsuz sıkıntısız. Bu bir mucize değil mi sorarım size. Doktor bir arkadaşım var.

Tek çocuklu. Nerden gelip nereye gittiği belli değil! Akıl almıyor ama bu böyle…. Yaşlılar, bebek ve çocuklar hem belaya engeldir. Hemde evin bereketidir. Kapitalist sistemin dayatma düşüncelerinden artık vazgeçelim lütfen! Allah bir kedinin kopegin bile rizkini bereket suretinde veriyor, degil mi ki insanin rizkini vermeyecek.. Hayırlı akşamlar arkadaşlar. Ben sabah yorumumu yazıp arkadaşlarımla kahvaltıya gittim. Cahide hanımın bükme böreğini yaptım. Dünden kalan birkaç kalender şekerpareyede güvenerekarkadaşımı çaya çağırdım.

Bükme böreğim okadar güzel olduki çocuklar sen çok yedin ben az yedim kavgası bile yaptı. Enkısa zamanda sizde yapın. Ben yarın yine yapacağım tadı damağımda kaldıiAllah razı olsunCahide hanım sayenizde evdekiler bayram ediyor. Siteye geldim bütün yorumları okudum. Gönül hanımcığım tahsil yada eğitim maddiyatla pekte alakalı olmuyoraslında. Benim eşim şehre oldukça uzak ücrabir köyde büyümüş. Okula giderken çantası ayakabısı yolda yiyecek azığı bile yokmuş. Köyün en garibanlarıymış. O haliyle parasız yatılıyı kazanmış.

Liseden sonra üniversitede birincilik elde etmiş. Garibimin üzerine giyeceği ikinci bir kıyafetide yokmuş. Ya ben. Ablam bankada iyi bir konumda çalışıyordu. Rahmetli babacığımın maaşı oldukça iyiydi. Eniyi kıyafetler eniyi yardımcı kitaplar en pahalı çantalar alınıyordu. Ben o imkanlarla okuyamadım. Şimdi kapasiten yoktu diyebilirsiniz.

Mesele o değil. Ben 20 yıl önce lise ikinci sınıfta okulu bıraktım. Şimdi35 yaşında açıköğretimde sosyolojiyi kazandım. Hemde 20 yıldır ders yüzü görmedim. Hiçbirzaman ben üç çocukla kalmalıyım diyemiyorum. Onu bu cüzi irademle ben belirleyemem. Rabbim ol der olur. Taktir neyi gösterir bilemeyiz. Maddiyat hiç birşey değil. Kimi aileler var çuvalla para akıtıp özel hoca tutuyorlar onların çocukları okumuyor çocuğuna kaynak kitap bile alamayanın evladı okul birincisi oluyor.

Eşimin diğer kardeşleride okumuşlar o imkansızlıklar içinde. Birde yorumcu arkadaşlardan biri kitap ismi istemiş. Ben bu sene çocuk gelişimi ile ilgili bir kursa gittim.

Freuddan Eric Ericsona Kolhbergten Piagete bütün kuramları metodları anlattılar. Vardığım sonuç çocuğumu hayatı insanları kendimi ençokta Rabbimi sevmeliyim herşeyin başı sevgi. Sevgili kardeşim, ikizlerimin doğacağını öğrendiğimde, telaşla çocuk nasıl bakılır, nasıl eğitilirin derdine düştüm ve acilen bir kaç kitap aldım.

Kaç defa okudum hatırlamıyorum ama kitapları su gibi yapmıştım. Gördümki anlatılanlarla gerçekler çok başka. Tabi bunu anlamam öyle çabuk olmadı. Önceleri hatayı hep kendimde arardım. Ortanca oğlum doğduktan sonra bu kitaplar, artık hatalarıyla beraber duruyordu önümde.

Artık ben tecrübeli bir anneydim. Her çocuğun şifresinin farklı olduğunu anlamıştım. Kızım doğduğunda tecrübem, sabrım ve rahatlığım zirve yaptı. Kızıma zorla yemek yedirmedim. Ev kirlendi, döküldü saçıldı gibi şeyler basit ve önemsiz konulara dönüşmüştü. Bu yüzdendir ki, bana bu konuda bir kitap öner diyenlere kitap öneremiyorum. Kulağa kötü gelebilir ama, çocuklar büyürken yaptığınız hatalar, tökezlemeler, edindiğiniz tecrübeler size ait koca bir kitap oluveriyor.

Bahsettiğiniz gibi yeterki çocuğu sevip onu gereği gibi anlamaya çalışalım. Kalbi muhabbetlerimle…. Kalemine sağlık ablacım. Ne güzel düşünüp yaşmışsın. Bu konu hakkında soru çok ama cevabı insan dan insana çok değişen bir konu, maddi sıkıntılar manevi kaygılar derken uzar gider. Yorum yazan kardeşlerime katıldıklarım da var hiç tasfiv etmeyeceklerim de.

Bir erkek üç bacıyız ailem bizi çok şükür maddi olarak olmas da manevi anlamda çok güzel yetişdirdi. Rabbim onları da cennetine dahil eder inş…Kendimden yola çıkarak, ben de evlat istiyorum. Rabbim nasip ederse.

Şimdi 2 evladım var bakalım hayırlısı neyse onun için dualarım. Ama benim çözemediğim konu araların daki yaş farkı üst üstte olmasını istemiyorum yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum.

Allah her kişiye akıl vermiş zeka vermiş istemiş ki insanlar bu aklı kullansın takma akılla birilerinin peşinden gitmesin…cahide hanım, kişiler çocuk sayısını maddi olanaklarına ve yetiştirme gücüne göre yaparlar. Çocuklarının sayısını bilmeyen, bilinçsiz,yavrularını kullanan ve polise taş attıran aileleri kastediyorum, diğerleri kardeşimdir, kürt düşmanı değilim, onları dışlamak bana düşmez ama ülkemizde de bir gerçek var, herkes iyiyse bu malum partiye oyları kim verdi?

Mine hanım yazınızdan anladığım kadarıyla ………. Ayrıca çocukların sayısını bilmeyen,çocuklarını bilinçsiz yetiştiren sadece Kürtlerde mi oluyor,bu dedikleriniz bir çok toplumlarda rastlanan bir durumdur. Yani uzun lafın kısası bi toplumda bazı pisliklerin yaptıklarını o toplumdki herkese yükleyemezsiniz.

Ben bu konunun daha fazla büyümesini istemiyorum. Mine kardeşimiz gayet iyi niyetli bir insandır. Bazen söylediğimiz sözler yanlış anlaşılabiliyor ama aslında biz farklı bir şey söylemek istiyoruz. İnsanlık hali. Lütfen birbirimizi bu tarz sözlerle itham edip kalp kırmayalım ve konuyu saptırmayalım.

Sadece bir çocuğun olmasına, dünyaya gelmesine vesile oluruz. Bir kadın Allahın büyük bir mucizesini taşır. Mucizedir ki bir damla sudan bir hayat meydana gelir. Çocuğumuzun olmasını isteyerek veya olmaması için tedbirler alarak fiili bir dua yapmış oluruz.

Zerdalim,yorumlara cevap yazmakta zorlanıyorum. Söyleyecek çok söz oluyor ama genelde cevapları diğer kardeşlerimiz verdiği için çok müdahale etmek istemiyorum. Benim çok sevdiğim kürt arkadaşlarımda var. Hatta burada çok iyi insanlarla da karşılaştım. Hele 7 çocuğu olup her birine güzel bir meslek edindirmiş bir ablamız var ki, gıpta edilecek nitelikte.

Çocuklarındaki terbiye, iman gözlerimi yaşarttı. Ama onlardan bir çoğunun çocuğu ateist ve din düşmanı olarak yetişiyor. Haklısın, müslümanlığı yaşayan arkadaşlar bu konuda da fedakarlık yapıp kurslara gideceklerine çocuk yetiştirsinler. Benim çevremde genellikle çok çocuklu arkadaşlar var ama senin bahsettiğin kişilikleri biliyorum.

Ben takdir ediyorum, hele 3 ten fazla çocuğa sahip olanlar benim gözümde kahramanlarla eşdeğerdir … Bir de ileriye dönük bir hayalim var, çocuk esirgemede gönüllü çalışmak, belki müsait olursa koruyucu aile olarak bir yavrunun elinden tutmak. Bununla ilgili geçenlerde bir film izledim, muhteşemdi. Amerikalılar kendi insani propagandalarını yapmışlar yine ama olsun, örnek olması açısından harika filmdi.

Filmin adını da vericem ama şimdi aklıma gelmiyor : kadın oyuncu oscar a aday gösterilmiş bu filmdeki oyunu ile…. Devletin çocuğun eğitimine, tahsiline yardım etmesini destekliyorum. Özellikle batıda tek çocuklu aileler çoğunlukta, tek çocuğa çok karşıyım, bir çocuğa ailesi tarafından yapılabilecek en büyük kötülük herhalde onu kardeşsiz bırakmaktır.

Daha bekarken hayalim 3 evlat sahibi olmaktı, hamdolsun. Şunu da söylemeliyim, 3. Unutmayalım güzel olan şeyler her zaman fedakarlık gerektirir. Bazen evde yalnız olmak, hiç rahatsız edilmeden kitap okumak, gezmeye gitmek, düşünmeden, plansız birşeyler yapmak istiyorum… İnş.

Tek çocuk annesi olarak yazınızı özenle okudum. Hakikatleri dile getirmişsiniz, kaleminize sağlık. Allah a emanet ol kardeşim…. Rabbime dua edip günlerce ağladım, ama yaptığım hatadan dolayı ağladım. Rabbim de rızkını ve kolaylığını fazlasıyla veriyor.. Kimin çocuk aldırdığını duysam içim cız eder. Ne olur böyle günahlarınızı heryerde söyleyipte, herkesi bu günaha şahit tutmayın. Allah cümlemizi affeylesin.

Yüregine saglik cahidecigim, herseyi ne kadar güzel anlatmissin. Bizlere yazacak birsey birakmamissin. Allah hanelerimizde cocuk sesini eksik etmesin. Kimilerine kendi elleriyle öldürüyor çocuğunu. İşte 3 aydan önce aldırırsan acıda duymazmış bahaneleriyle belkide vicdan rahatlatma yaparak kıyıyorlar evlatlarına 50 sene önce yaşam şimdikinden daha zordu. Annem anlatır sürekli, hiç bir şey yok bir metre bez bulmak için ne kadar çabalardık.

Cahide Abla s. Bu gerçeklere kaç gündür 7 yaşında olan oğlum için bir kardeş ihtiyacı beynimi yiyordu. Fakat çalıştığım için zor olacağını düşünüyorum. Artık eminim düşüncelerimi tam olarak yansıtmışsın Allah razı olsun. Selamünn Aleyküm Cahidem, yukarıda bahsettiğin gibi düşünen lerden biri de benim malesef…Ben beş çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuyum. Annemin neler çektiğini hele bir de yoklukla bizi nasıl büyüttüğünü bilirim.

Çok şükür aç açıkta değildik. Ama Cahide ablam, çocuk çok olunca bence annelik hakkı ile yapılamıyor. Malesef bu böyle… Anne olmak yemek yapmak,çamaşır yıkamak değil. Bi çocuğun ihtiyacı olan şey yemeden içmeden ibaret değil. Annem çok yorulurdu ben ilk okul çağımda malesef sabahları kahvaltı yapmama alışkanlığını edindim ve o yaşlardan beri pazar günleri hariç kahvaltı yapamıyorum içim almıyor…Okulda olanı biteni derdimi anneme anlatamıyodum annemin heppppppp işleri vardı.

Hep…Hiç bi yere gidemezdi annem.